Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20297 E. 2013/3402 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik , Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20297
- Karar No
- 2013/3402
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik , Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik , dolandırıcılık HÜKÜM : Dolandırıcılık: CMK.nun 223/2-e maddesi gereğince beraat, Sahtecilik: 765 sayılı TCK.nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 Yıl 8 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması, 647 sayılı Yasanın 6. maddesi uyarınca erteleme 1- Sanık hakkında ''nitelikli dolandırıcılık'' suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "nitelikli dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son usuli işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 06.12.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen asli dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 2- Sanık hakkında '' resmi belgede sahtecilik '' suçundan kurulan hükme yönelik katılan vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Sanığın adli sicil kaydındaki hükümlülüklerinden ikisinin 3167 sayılı Yasanın 13/1. maddesi uyarınca verilmiş para cezalarından ibaret olup, hükümden sonra 20.12.2009 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5941 sayılı “Çek Kanunu” ile 3167 sayılı “Çekle Ödemelerin Düzenlenmesi ve Çek Hamillerinin Korunması Hakkında Kanun” un yürürlükten kaldırılıp, çek defterini geri vermeme eyleminin suç olmaktan çıkarılmış olduğu, yine diğer hükümlülüğünün taksirli suça ilişkin olması nedeniyle engel hükümlülük kaydı bulunmayan sanık hakkında hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231 ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” kararı verilip verilmeyeceği hususunun tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321 nci maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.02.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.