Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20256 E. 2013/11377 K. – Resmi Belgede
Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/20256
- Karar No
- 2013/11377
- Karar Tarihi
- Konu
- Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 342/1, 80. maddeleri gereğince 2 yıl 4 ay hapis cezası 5237 sayılı TCK'nun 158/1-f, 43/1, 52, 53. maddeleri gereğince 2 sene 6 ay hapis ve 2.000 YTL adli para cezasına ilişkin Sanığın duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezalarının süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verildikten sonra, incelenerek gereği görüşüldü: I- 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, II-Sanık ve müdafiinin resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince: 1-Sanığın aşamalarda suça konu çeki kendisinin vermediğini savunması karşısında; gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından, katılandan sanığın gerçek kimliğini ne şekilde belirlediği ve sürücü belgesi fotokopisini kimden aldığı sorulup buna ilişkin varsa tanıklar dinlenerek, çekin ön ve arka yüzündeki yazı, rakam ve imzaların sanığa ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırıldıktan sonra sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini yerine eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi, Kabule göre de; 2- Sanığın 3 adet çeki aynı anda verdiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde zincirleme suçun gerçekleşmediği ancak belge sayısının TCK.nun 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesinde dikkate alınabileceği ve buna göre lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden 5237 sayılı Yasanın 43. maddesinin aleyhe olduğundan bahisle yazılı şekilde uygulama yapılması yasaya aykırı, Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 04.07.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.