Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/20215 E. 2013/15779 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/20215
Karar No
2013/15779
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : Mahkumiyet I- Katılan vekili ile müdafiinin sanık hakkında “resmi belgede sahtecilik” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dosyada mevcut adli sicil kaydına göre, hırsızlık suçundan verilmiş tekerrüre esas geçmiş hükümlülüğü bulunduğu anlaşılan sanık hakkında, 5237 sayılı Yasada tekerrürün infaz kurumu olarak kabul edilmesi ve tekerrür nedeniyle artırım öngörülmediği de gözetilerek, 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1, 81, 59. maddeleriyle, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62. maddeleri uygulanarak bulunacak sonuçların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de; 5237 sayılı Yasanın 204/1, 62. maddelerinin uygulanması ile bulunan sonucun 765 sayılı TCK’nun 342/1, 81, 59. maddeleriyle yapılacak uygulamaya göre daha lehine olduğundan bu husus bozma nedeni yapılmamış ve bu nedenle tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. Daha önce kasıtlı başka suçtan mahkum olması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekili ile sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA, II- Katılan vekili ile müdafiinin sanık hakkında “dolandırıcılık” suçundan verilen mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve katılan vekili ile sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 31.10.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/20215, K. 2013/15779, T. 31.10.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-20215-e-2013-15779-k-4311f21dec43