Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/18131 E. 2012/21164 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/18131
- Karar No
- 2012/21164
- Karar Tarihi
Ödeme şartını İhlâl suçundan sanık ...'nin, 2004 sayılı İcra ve iflâs Kanunu'nun 340. maddesi gereğince 3 aya kadar tazyik hapsi ile cezalandırılmasına dair Antalya 2. İcra Ceza Mahkemesinin 30/11/2011 tarihli ve 2011/1384-2093 sayılı kararına yönelik itirazın Cumhuriyet başsavcılığının itiraz yetkisi bulunmadığından reddine ilişkin Antalya 3. icra Ceza Mahkemesinin 26/12/2011 tarihli ve 2011/813 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 352. maddesinde " İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini, iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulâsasını Cumhuriyet savcısına bildirir." şeklindeki düzenleme ile birlikte, aynı Kanunu'nun 353/2. maddesindeki "İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 4.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır" seklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Hâkim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yollan açıktır" şeklindeki 260/1. maddesi karşısında, İcra Ceza Mahkemesince verilen kararlara karşı Cumhuriyet savcısının itiraza yetkili olduğu anlaşılmakla, itirazın konusu hakkında değerlendirme yapılmaksızın yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 09.05.2012 gün ve 2012/8114/27461 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21.05.2012 gün ve KYB.2012/132640 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun "Karar" başlıklı 352. maddesinin birinci fıkrasına göre; "İcra mahkemesi iki tarafın ifadelerini ve bütün delillerini, iddia ve müdafaalarını dinledikten sonra nihayet beş gün içinde kararını verir ve hulasasını Cumhuriyet Savcısına bildirir." Aynı Kanunun "itiraz" başlıklı 353. maddesinin ikinci fıkrasına göre de; "İcra mahkemesinin bu Bapta yer alan suçlardan dolayı verdiği hükümlerle ilgili olarak 04.12.2004 tarihli ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun, kanun yollarına ilişkin hükümleri uygulanır." 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun "Kanun yollarına başvurma hakkı" başlıklı 260. maddesinin birinci fıkrasındaki; "Hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet Savcısı, şüpheli, sanık ve bu Kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır." şeklindeki düzenleme birlikte değerlendirildiğinde, şikayetçinin şahsi haklarına ilişkin konular hariç, icra ceza mahkemesinin kararlarına karşı Cumhuriyet savcısının itiraz/temyiz yetkisinin bulunduğunun kabülü gerekir. Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının şikayetçinin şahsi hakkına yönelik olmayıp, sanığın lehine olduğu gözetildiğinde, itirazın mercii Antalya 3. İcra Mahkemesince esastan incelenmesi yerine yazılı şekilde itirazın reddine karar verilmesi, yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden Antalya 3. İcra Ceza Mahkemesinin 26/12/2011 tarihli ve 2011/813 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 06.12.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.