Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/18108 E. 2013/16030 K. – Mühür Bozma

Konu: Mühür Bozma

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2012/18108
Karar No
2013/16030
Karar Tarihi
Konu
Mühür Bozma

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Mühür bozma HÜKÜM : Sanık hakkında 5237 sayılı TCK.nun 203/1, 62, 50/1-a, 52/1-4. maddeleri gereğince 3.000.00 TL adpc Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve taktirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1- Dairemizin 2012/18108 ve 2012-10928 esas sayılı dosyalarının birlikte yapılan incelemesinde; sanık hakkında aynı işyerine ilişkin Ankara 26. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/376 esas 2010/734 karar sayılı dosyasında, 05.11.2008 tarihli mühür bozma suçundan dolayı 12.05.2010 tarihli iddianame ile dava açılıp 14.12.2010 tarihinde mahkumiyet kararı verilmiş olduğu, temyiz incelemesine konu dosyada 28.05.2009 tarihli mühür bozma eyleminden dolayı 18.11.2009 tarihli iddianameyle dava açılmış olduğunun anlaşılmasına, sanık müdafii tarafından sunulan dilekçe ekindeki karar örneğine göre yine Ankara 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/818 esas, 2011/372 karar sayılı dosyasında, 19.06.2009 tarihli mühür bozma suçundan dolayı 03.12.2010 tarihli iddianame ile dava açılıp 27.05.2011 tarihinde mahkumiyet kararı verildiği ve temyiz edilmeden kesinleştiğinin belirlenmesine göre; eylemlerin zincirleme tek bir mühür bozma suçunu oluşturabileceği cihetle; anılan dava dosyaları ile tespit edilmesi halinde yakın suç tarihli dosyaların getirtilip bu yönüyle incelenerek, kesinleşmemiş olanların birleştirilmesi, kesinleşenin onaylı suretinin bu dosya içine konulmasından sonra, sanığın mühür bozma eylemleri ile ilgili zincirleme suç hükümlerinin uygulanma olanağının bulunup bulunmadığının tartışılması, zincirleme suç ilişkisi içindeki eylemlerden bazılarının kesinleşmiş mahkumiyet hükmüne konu olmasının diğer eylemlerin dava konusu yapılmasına engel olmayacağı, bu bağlamda sonradan sübutu kabul edilen eylem nedeniyle münhasıran önceki cezada zincirleme suç hükümlerinin uygulanması nedeniyle ortaya çıkaracak olan ilave cezaya hükmolunabileceğinden, sanığın hukuki durumunun buna göre takdir ve değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabul göre de; 2- Sanık hakkında kurulan hükümde TCK'nun 203/1. maddesinde öngörülen seçimlik cezalardan hapis cezasının seçilmesine rağmen belirlenen kısa süreli hapis cezası TCK’nun 50/1-a maddesi gereğince adli para cezasına çevrilmek suretiyle TCK'nun 50/2. maddesine aykırı davranılması, Yasaya aykırı; 3- Sanığın adli sicil kaydında geçen 3167 sayılı Kanunun 16/1. maddesi uyarınca verilen mahkumiyetlerine ilişkin eylemlerinin 31.01.2012 tarih ve 28193 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak 03.02.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun gereğince idari yaptırıma dönüştüğü cihetle, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesi gereğince, sanık hakkında 'hükmün açıklanmasının geri bırakılması" kararı verilip verilmeyeceği hususunun yeniden tartışılmasında zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 05.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2012/18108, K. 2013/16030, T. 05.11.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2012-18108-e-2013-16030-k-c42440dddc72