Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2012/13014 E. 2013/19167 K.
Konu: Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2012/13014
- Karar No
- 2013/19167
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik, Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCK.nun 342/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 503/1, 522/1, 523/1. maddeleri gereğince 4 ay 10 gün hapis ve 9.479.000.000.- YTL adli para cezası ile cezalandırılması, 765 sayılı TCK.nun 40. maddesinin uygulanması, 68, 71 ve 75/2. maddeleri gereğince cezalar içtima ettirilerek 2 yıl 4 ay 10 gün hapis ve 2.708.- YTL adli para cezası ile cezalandırılması I-Resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddesi uyarınca, suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin tüm hükümleri ayrı ayrı uygulanarak ortaya çıkan sonuçların kararın gerekçe bölümünde denetime olanak verecek şekilde somut olarak gösterilip birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi gerektiği gözetilmeden ve uygulamalı karşılaştırma da yapılmadan hüküm kurulmuş ise de; 765 sayılı TCK’nun uygulanması durumunda tekerrüre esas sabıkası bulunan sanığın cezasında, anılan Yasanın 81. maddesi gereğince artırım uygulanacağı, sanığın eylemine uyan 765 sayılı TCK.nun 342/1, 81/1 ile 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddelerinin bir bütün olarak uygulanması durumunda 765 sayılı TCK'nun sanığın aleyhine olacağı ancak mahkemece sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanmaksızın 765 sayılı TCK'nun 342/1. maddesi uyarınca uygulama yapılarak yazılı şekilde karar verilmesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Daha önce kasıtlı suçtan mahkumiyeti bulunması sebebiyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştirilen hususlar dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II-Sanık müdafiinin dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik vaki temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen “ nitelikli dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 08.03.2005 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu hususta aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.12.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.