Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/2892 E. 2013/2898 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/2892
- Karar No
- 2013/2898
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahte fatura kullanmak, yasal defter ve belgeleri saklamak HÜKÜM : 2002 yılında sahte fatura kullanmak suçundan 213 sayılı Yasanın 359/b-1, TCK 80. maddelerine göre 21 ay hapis cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına Defter ve belgeleri gizlemek suçundan 213 sayılı Yasanın 359/a-2, 53/1. maddelerine göre 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına
I- Müdafiinin, sanık hakkında "sahte fatura kullanmak" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “2002 takvim yılında sahte fatura kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca istem gibi DÜŞÜRÜLMESİNE, II- Müdafiinin sanık hakkında "yasal defter ve belgeleri saklamak" suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık hakkında, 5237 sayılı TCK'nun 58/7. maddesi gereğince mükerrirler hakkındaki infaz rejiminin ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına karar verilmemesi isabetsizliği aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Vergi mükellefi sanıktan defter ve belgelerin ibrazının istendiği yazının 27.12.2007 tarihinde sanığın imzasına tebliğ edildiğinin vergi suçu raporunda belirtilmesine karşın; bu yazının ve tebliğ tutanağının aslı veya onaylı fotokopisinin dosyada bulunmadığı, mahkumiyet hükmünde 2002 dönemi defter ve belgelerinin istendiği belirtilmiş ise de ilgili vergi suçu raporundan bu hususun tespit edilemediği, bu nedenle bir kısım defterlerini de ibraz ettiği anlaşılan sanık hakkında hangi döneme ilişkin defter ve belgelerin istendiğinin açık bir şekilde belirlenerek, incelemenin dairede yapılmasına imkan veren 213 sayılı Yasanın 139/2. maddesindeki istisnalardan birinin varlığının önceden belirlenip belirlenmediğinin incelemeyi yapan vergi denetmeninden sorulması, buna ilişkin bir tespiti varsa bu belgenin, tebliğ yazısı ile tebliğ tutanağının aslı veya onaylı fotokopisiyle birlikte dosyaya konulması aksi takdirde yapılan tebligatın hukuki geçerliliği bulunmayacağından atılı suçun yasal unsurlarının oluşmayacağı gözetilmeden, eksik soruşturmayla yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.02.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.