Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/13756 E. 2012/815 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/13756
Karar No
2012/815
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : 213 sayılıYasaya muhalefet (sahte fatura düzenlemek) HÜKÜM : 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359/b-1. maddesi, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesi gereğince 21 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına,

En son düzenlenen fatura 29.10.2004 tarihli olduğu halde gerekçeli karar başlığında suç tarihinin 2004 olarak yazılması mahkemesince düzeltilmesi mümkün görülmüş, somut lehe yasa değerlendirmesi yapılmaması isabetsizliği 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesindeki artırım oranına göre 765 sayılı TCK. hükümleri uyarınca ceza tayin olunması karşısında açıkça lehe olduğundan, farklı vergilendirme döneminde miktar ve tutar olarak fahiş düzenlenen faturalar nedeniyle alt sınırdan ayrılarak hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Her ne kadar Ticaret Sicil Memurluğu kayıtlarında şirketin müdürü olarak suç tarihinde sanığın kardeşi ... Kuğ olarak görülmekte ise de; 22.05.2008 hakim havale tarihli ek bilirkişi raporu içeriğinden ve dosya kapsamından 2004 yılı kurumlar vergisinin şirket genel müdürü/müdürü sıfatıyla sanık ... tarafından verilmesi, şirket müdürlüğüne 10 yıl süre ile kardeşi ...’in atanmasına karşın suç tarihinden sonra da 07.05.2007 tarihli vedop sorgulama kayıtlarında sanığın şirket müdürü olarak yer alması, anılan bilirkişi raporunda resmi kayıtlarda kardeşi ...’in müdür olarak görünmesine karşın sanıkların şirketi birlikte idare ettiklerinin belirtilmesi, sanığın soruşturma ve kovuşturma aşamasındaki savunmalarından şirketin kendisi tarafından kardeşi ile birlikte idare edilip adına fatura düzenlenenlerle mal alış-verişi olduğu yönündeki beyanı karşısında; Ceza Genel Kurulu’nun 17.12.1990 gün ve 312/340 sayılı kararında da belirtildiği üzere suçun ayrıntılarını bilen ve oluşumunda rolü olan sanığın yüklenen suçu birlikte işlediğini CMK.nun 254 ve CMK.nun 217. maddeleri uyarınca duruşmadan edindiği kanaate göre delilleri değerlendirip, vicdani kanıya ulaşarak kabul eden mahkemenin sübut açısından kararında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı sebebin nitelik ve derecesi taktir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 sayılı TCK. ile olaya uygulanması gereken 5237 sayılı Yasa hükümlerinin denetime olanak verecek şekilde olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenip sonucuna göre hüküm kurulmuş, CMK.nun 231. maddesinin uygulanmama nedenleri gösterilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin sübutun bulunmadığına, eksik soruşturma yapıldığına, lehe hükümlerin ve CMK.nun 231. maddesinin uygulanmadığına, hükmün usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 01.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/13756, K. 2012/815, T. 01.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-13756-e-2012-815-k-0050ab27ddb6