Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/12699 E. 2013/8933 K. – Dolandırıcılık

Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2011/12699
Karar No
2013/8933
Karar Tarihi
Konu
Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 1-Dolandırıcılık suçu nedeniyle, TCK'nun 158/1-f-j, 62, 52. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hc. 33.320 tl apc 2- Resmi belgede sahtecilik suçu nedeniyle, 765 sayılı TCK'nun 342/1, 59/2. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası 23.05.2008 tarihli kriminal raporda; suça konu çekin ön yüzünde bulunan yazılar ile keşideci imzası ile arka yüzündeki 1 ve 2. ciranta imzalarının sanığın el ürünü olduğunun tespit edilmesi ve kovuşturmada dinlenen banka görevlisi tanık ile savcılık aşamasında dinlenen banka müdürü ...’ın da "çekin bankadan alınan krediye teminat olarak sanık tarafından verildiğini" beyan etmeleri karşısında suçun sübut bulduğunu kabul eden mahkemenin kararında bir isabetsizlik bulunmadığından tebliğnamedeki bu hususta bozma isteyen düşünceye iştirak olunmamıştır. I-"Dolandırıcılık" suçundan verilen hükme yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "dolandırıcılık" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 05.01.2005 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık ile müdafıinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, II- "Resmi belgede sahtecilik" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince: Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olarak öngörülmüş iken 5237 sayılı TCK'nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde lehe düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK'nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece her iki yasa uygulamasında da cezanın teşdiden "2 yıl 6 ay" olarak belirleneceği belirtilmiş ise de, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi nedeniyle yasa koyucunun lehe yaptığı düzenleme de nazara alınarak, temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle 5237 sayılı TCK'ya göre yapılan uygulamada 765 sayılı Yasaya göre belirlenen cezadan daha az bir ceza takdir ve tayin olunduktan sonra ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık ile müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 29.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2011/12699, K. 2013/8933, T. 29.05.2013, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2011-12699-e-2013-8933-k-693c83ac6c0b