Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2011/11556 E. 2013/9331 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2011/11556
- Karar No
- 2013/9331
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği, dolandırıcılık HÜKÜM : 1- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında mahkumiyet, hükmün açıklanmasının geri bırakılması I- Katılan SGK Başkanlığı vekilinin yokluğunda verilen hükmün ilgili kuruma 06.03.2009 tarihinde usulüne uygun tebliğ edildiği ancak katılan kurum vekilinin 16.03.2009 havale tarihli dilekçesi ile temyiz isteminde bulunduğu görülmekle, hüküm fıkrasında, kanun yollarına başvuru süresinin başlangıcı CMK'nun 232/6. madde ve fıkrasına uygun biçimde gösterilmemiş ise de, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 27.12.2011 gün, 2011/9-13 Esas, 2011/3 Karar sayılı ve 01.02.2011 gün, 244-14 sayılı kararlarında da açıklandığı üzere, mesleği bir kamu hizmeti niteliğindeki avukatlık olan ve bu bağlamda yasa yollarına başvuru için yeterli düzeyde hukuki bilgiye sahip bulunan katılan vekilinin , temyiz süresinin kararın yüze karşı verildiği hallerde tefhimden, yoklukta verilmesi halinde tebliğden itibaren işlemeye başlayacağını bilmemesi düşünülemeyeceğinden, yasa yolu bildirimindeki bu eksiklik vekil açısından bir yanılgı ve bu bağlamda hakkın kullanılması yönünde bir engel oluşturmayacağı cihetle, katılan vekilinin hükmü, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 310. maddesinde öngörülen bir haftalık süreden sonra 16.03.2009 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla vaki temyiz isteminin aynı Kanunun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, II- Sanıklar ..., ... ve ... hakkında "resmi belgede sahtecilik" suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıklar ... ile ... müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar ... ve ...'nun diğer sanıkların emekli olabilmelerini temin amacıyla sahte hizmet belgeleri düzenlediklerinin iddia ve kabul olunması karşısında; her bir sanık adına düzenlenen belgelerin birbirinden ayrı resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı gözetilmeden eylemin zincirleme şekilde işlenen resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturduğunun kabulüyle eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanıkların suçlarının sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nun 7 ve 5252 sayılı Kanunun 9/3. maddeleri gereğince 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK'nun olaya ilişkin hükümleri denetime olanak verecek şekilde karşılaştırılmak suretiyle lehe yasa belirlenmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanıklar ... ile ... müdafilerinin ve sanık ...'in yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III- Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen beraat kararlarına yönelik Cumhuriyet savcısının, sanıklar ..., ..., ... hakkında "dolandırıcılık" suçundan verilen mahkumiyet kararlarına yönelik sanıklar ... ile ... müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, yüklenen suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının, sanıklar ... ile ... müdafilerinin ve sanık ...'in temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı Kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının 765 sayılı TCK'nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 04.06.2013 gününde oybirliği ile karar verildi.