Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/9494 E. 2012/22292 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/9494
Karar No
2012/22292
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, başkalarına ait kimlik ya da kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle iftira HÜKÜM : 1-TCK'nun 204/1, 62. maddeleri gereğince 2 yıl 6 ay hapis cezası 2-TCK'nun 268/1, 269/1, 62. maddeleri gereğince 4 ay hapis cezası I- Sanık müdafiinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde: Sanığın 28.01.2006 ve 29.01.2006 tarihleri arasında gözaltında geçirdiği sürenin TCK'nun 63. maddesi uyarınca hükmolunan cezasından mahsubunun ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olan ve TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen hak yoksunluklarının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. Sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin bulunmadığı ve cezayı azaltıcı sebebin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, ,incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık müdafiinin “başkalarına ait kimlik ya da kimlik bilgilerini kullanmak suretiyle işlediği iftira" suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde ise: 1-28.01.2006 tarihli olay tutanağı içeriğine göre, 27.01.2006 günü ...'in evinde meydana gelen hırsızlık olayında kullanıldığı iddia edilen ... plaka sayılı aracın kolluk görevlileri tarafından yapılan yol kontrolünde dur ihtarına uymadığı, aracın içindeki şahısların aracı terk ederek kaçtıkları , görevliler tarafından kaçan şahıslar ile ilgili yapılan araştırma esnasında rastlanılan sanığın üzerinde kendi resmi bulunan ancak .... adına düzenlenmiş suça konu nüfus cüzdanını ibraz ettiği, bu isim hakkında herhangibir kaydın bulunmaması nedeniyle sanığın salıverildiği, ... plaka sayılı araca ait kiralama evraklarından yola çıkılarak yapılan araştırmada sanığın tespit edilen, adresinde yakalandığı esnada isminin ... olduğunu söylediği, ancak polis memurlarınca bir gün önce Hasan Kaya kimliğini biraz eden kişinin de sanık olduğunun fark edilmesi üzerine polis merkezine getirildiği, suça konu nüfus cüzdanının görevlilere polis merkezinde sanık tarafından teslim edildiği, sanık hakkındaki bütün adli işlemlerin ... ismiyle yapıldığı, Hasan Kaya hakkında herhangi bir soruşturma evrakının düzenlenmediği olayda, sanığın, işlediği suç nedeniyle kendisi hakkında soruşturma ve kovuşturma yapılmasını engellemediği, başkasının kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullanarak kendisini suçsuz, kimliğini ya da kimlik bilgilerini kullandığı gerçek kişiyi ise işlemediği bir suçun faili olarak göstermediği cihetle, 5237 sayılı TCK'nun 268. maddesinde düzenlenen iftira suçunun unsurlarının oluşmadığı ve beraatine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine dair hüküm kurulması, 2- Kabule göre de; A- Sanığın gerçek kimliği, yapılan soruşturma sonucu anlaşıldığı halde hakkında iftira suçundan hükmolunan cezadan, TCK.nun 269. maddesi uyarınca indirim yapılmak suretiyle eksik ceza tayini, B-Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 12.12.2006 gün ve 2006/11-301 esas, 2006/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlığı altında yeni sistemde güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiş bulunan ve mahkumiyetin yasal sonucu olan bu hak mahrumiyetleri, kararda gösterilmemiş olsa bile sanık açısından kazanılmış hakka konu olamayacağı cihetle; sanık hakkında 5237 sayılı Yasanın 53. maddesindeki hak yoksunluklarına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/9494, K. 2012/22292, T. 24.12.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-9494-e-2012-22292-k-85fe88397931