Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/8313 E. 2010/11664 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/8313
- Karar No
- 2010/11664
- Karar Tarihi
Dolandırıcılık suçundan sanık ... Budulgan hakkında yapılan yargılama sonunda, akıl hastası olması sebebiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 32/1 maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına, aynı Kanun'un 57. maddesi uyarınca tedavi görüp iyileşme sürecinde bulunduğundan iki yıl süre ile altı ayda bir kontrol muayenesinin yapılmasına dair Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/03/2009 tarihli ve 2008/603 esas, 2009/338 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. Sanığın Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 07/01/2009 tarihli ve 134 sayılı raporu ile 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesi anlamında akıl hastası olduğunun belirlenmiş olması karşısında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesi uyarınca zorunlu müdafii atanması suretiyle yargılamasının yapılması gerektiği gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.04.2010 gün ve sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 20.05.2010 gün ve sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Adana Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinin 07.01.2009 gün ve 302/4-3 194/134 sayılı sağlık kurulu raporu ile “bipolar bozukluk” tanısı konulan ve mevcut hastalığı nedeniyle işlediği iddia olunan fiilin anlam ve sonuçlarını algılamasının ve bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin önemli derecede azalmış olduğu ve suç tarihinde müsnet suç nedeniyle ceza ehliyetinin bulunmadığı bildirilen sanığa 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunun 150/2. maddesi gereğince istemi aranmaksızın baro tarafından müdafii görevlendirilmesinin zorunlu olduğu gözetilmeden, sanığın sorgusunun müdafii olmaksızın yapılıp, hüküm kurulması suretiyle savunma hakkının kısıtlandığının anlaşılması karşısında kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarname içeriği yerinde görüldüğünden, Adana 13. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.03.2009 gün ve 2008/603 esas, 2009/338 sayılı kararının CMK’nın 309/3. maddesi gereğince BOZULMASINA, savunma hakkının kısıtlanması nedeniyle CMK’nın 309/4-b. maddesine göre gereğinin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 22.10.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.