Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/7248 E. 2010/7091 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/7248
Karar No
2010/7091
Karar Tarihi

Kumar oynatmak suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228/1.maddesi uyarınca 2'şer ay hapis ve 40'ar YTL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair, (MALATYA) 1.Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 tarihli ve 2003/140 Esas, 2005/1066 sayılı kararın; sanıkların kumar oynatmak şeklinde belirlenen eylemleri sebebiyle 5237 sayılı Kanun'un 228/1.maddesi gereğince ayrı ayrı cezalandırılmalarına karar verilmiş ise de, suç tarihinin 03.12.2002 olması karşısında, 765 sayılı TCK'nun ve 5237 Sayılı Kanun'un ilgili hükümlerinin bir bütün olarak olaya uygulanması suretiyle lehe olan kanunun belirlenmesi gerektiği, somut olayda 765 sayılı Kanun hükümlerinin sanıklar lehine olduğu, bu nedenle anılan Kanun hükümleri uyarınca hafif hapis ve hafif para cezasına hükmedilmesi gerektiği, ancak 1.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı TCK'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un, maddesinin başlığı, 5349 sayılı Kanun'la "Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi" olarak değiştirilerek aynı maddenin 1.fıkrasında, "Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür." hükmüne yer verildiği anlaşılmakla, mahkemesince sanıkların lehine olarak tespit edilmesi gereken hafif hapis ve hafif para cezasının 5252 sayılı Kanun'un 7.maddesinin 1.fıkrası uyarınca idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde, suç tarihi ile karar tarihi arasında 765 sayılı TCK'nun 102/5 ve 104.maddeleri uyarınca dava zamanaşımı süresinin dolmuş olduğu gözetilmeksizin, mahkumiyete hükmolunmasında isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 13.09.2006 gün ve 41293 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 11.10.2006 gün ve YE.2006220113 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK’nun “kanun yararına bozma” başlıklı 309. maddesinin (1) numaralı fıkrası “Hâkim veya mahkeme tarafından verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar veya hükümde hukuka aykırılık bulunduğunu öğrenen Adalet Bakanlığı, o karar veya hükmün Yargıtayca bozulması istemini, yasal nedenlerini belirterek Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına yazılı olarak bildirir”, ikinci fıkrası ise “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, bu nedenleri aynen yazarak karar veya hükmün bozulması istemini içeren yazısını Yargıtayın ilgili ceza dairesine verir” hükmünü taşımaktadır. Kumar oynatmak suçundan sanıklar ..., ... ve ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 228/1.maddesi uyarınca 2'şer ay hapis ve 40'ar TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına dair, MALATYA 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 30.12.2005 tarihli ve 2003/140 Esas, 2005/1066 sayılı kararın; CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozulması istemli Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 13.09.2006 gün ve 41293 sayılı kanun yararına bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.10.2006 gün ve KYB.2006220113 sayılı ihbarnamesiyle Yüksek 2. Ceza Dairesine gönderilen dosya, Yüksek 2. Ceza Dairesinin 13.11.2006 gün ve 2006/9164 esas, 2006/18177 sayılı görevsizlik kararı ile Dairemize gönderilmiş ve Dairemizin 14.12.2006 gün ve 2006/8008 esas, 2006/10242 sayılı kararı ile “yokluğunda verilen 30.12.2005 gün ve 2003/140 esas, 2005/1066 sayılı kararın, sanık ...’e tebliği için çıkarılan tebligatın, muhatabın adresinden ayrılması ve yeni adresinin de bilinememesi nedeniyle bilatebliğ iadesinden sonra tebligat evrakının üzerine, 06.04.2006 tarihinde “müdafiye tebligat çıktı” şerhinin konulduğu, ancak sanığın duruşmada müdafii bulunmadan sorguya çekildiği gibi, hükmün tebliğ edildiği diğer sanık ... müdafiinin, sanık ... yönünden de müdafii olduğuna ilişkin belgeye dosyada rastlanmadığından, var ise müdafiinin görevlendirme belgesi ile buna ilişkin tebligat evrakının eklenerek, iadesinin temini için yerine gönderilmek üzere, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine” karar verilmiştir. Dosya eksikliğin ikmali ile Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.04.2010 gün ve 26705 sayılı yazısı ekinde gönderildiği Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 04.05.2010 havale tarihli derkenar yazısı ile Dairemize sunulmuş olup, yapılan incelemede; Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün anılan kanun yararına bozma isteminin dosya içerisinde mevcut olmadığı, dosyanın bu haliyle CMK’nın 309. maddesi uyarınca kanun yararına bozma istemini incelemeye elverişli bulunmadığı anlaşılmakla, anılan eksikliğin giderilip, dosyanın kanun yararına bozma istemine esas olmak üzere incelenmesi yapılmak amacıyla iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.06.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/7248, K. 2010/7091, T. 22.06.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-7248-e-2010-7091-k-5d97a12b822f