Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/6516 E. 2012/3140 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/6516
Karar No
2012/3140
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Hüviyet cüzdanı, pasaport gibi belgelerde sahtecilik, dolandırıcılık HÜKÜM : 765 sayılı TCK'nun 504/1, 522/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 4 ay 20 gün hapis ve 1.025 YTL apc, 765 sayılı TCK'nun 504/1, 59/2. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis ve 2.251 YTL apc, 765 sayılı TCK'nun 350/1-3, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis cezası, 1- Sanık müdafiinin, HSBC Bank’a karşı eylem nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyizinde; Sanığın sahte sürücü belgesi üretip, bu belgeyle katılan HSBC Bank’a başvurarak kredi kartı tahsisini sağlayıp, bu yöntemle elde ettiği kredi kartını yaptığı alışverişlerde kullanarak menfaat sağladığının iddia ve kabul olunması karşısında; eyleminin sahte isimle oluşturulan kredi kartı kullanılarak haksız yarar sağlaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 245/3. maddesindeki suçu oluşturacağı cihetle; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca bu madde ile eylemin temas ettiği suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 504/3. maddesi arasında uygulamalı karşılaştırma yapılması gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı Yasanın 504/1. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 158/1-j. maddesi hükümlerinin karşılaştırılarak lehe yasanın belirlenmesi sonuç ceza değişmediğinden, sanık hakkında kredi kartının birden çok alışverişte kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak hakkında teselsül hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmemesi de karşı temyiz olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır. Toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı sebebin derecesi takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 5271 sayılı CMK’nun 231. maddesinin uygulanmama gerekçesi gösterilmiş ve incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2- Sanık müdafiinin, Denizbank’a karşı eylem nedeniyle verilen mahkûmiyet hükmüne yönelen temyizinin incelenmesine gelince; Sanığın sahte sürücü belgesi üretip, bu belgeyle katılan ...’a başvurarak kredi kartı tahsisini sağlayıp bu yöntemle elde ettiği kredi kartını yaptığı alışverişlerde kullanarak menfaat sağladığının iddia ve kabul olunması karşısında; eyleminin sahte isimle oluşturulan kredi kartı kullanılarak haksız yarar sağlaması nedeniyle 5237 sayılı TCK’nun 245/3. maddesindeki suçu oluşturacağı cihetle, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca bu madde ile eylemin temas ettiği suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 504/3. maddesi arasında uygulamalı karşılaştırma yapılması gerektiği gözetilmeden, 765 sayılı Yasanın 504/1. maddesi ile 5237 sayılı Yasanın 158/1-j maddesi hükümleri karşılaştırılarak lehe yasanın belirlenmesi sonuca etkili olmadığından, kredi kartının birden çok alışverişte kullanılıp kullanılmadığı araştırılarak sanık hakkında teselsül hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının belirlenmemesi de karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Daha önce kasıtlı suçtan mahkûmiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK'nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; a) Suça konu dolandırılan 738 TL’den ibaret haksız menfaatin suç tarihindeki ekonomik koşullara ve yerleşik uygulamaya göre hafif değerde olduğu gözetilmeden, pek hafif kabulü ile eksik ceza tayini, b) Kabule göre de; 765 sayılı TCK’nun 522. maddesiyle yapılan indirimin 1/2 oranından fazla olması gerektiği gözetilmeden, cezadan 1/6 oranında indirim yapılması suretiyle sanığa fazla ceza tayini, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususlarda 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 322. maddesinde verilen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan; sanığın Denizbank’a karşı eylemi nedeniyle hükmolunan 2 yıl hapis ve 1.476 TL adli para cezasından, suça konu haksız menfaatin suç tarihindeki ekonomik koşullara ve yerleşik uygulamaya göre hafif değerde olduğu anlaşılmakla, 765 sayılı TCK’nun 522. maddesi uyarınca takdiren 1/2 oranında indirim yapılarak 1 yıl hapis ve 738 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, aynı Yasanın 59/2. maddesi uyarınca cezasından 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 10 ay hapis ve 615 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve bu suç yönünden sonuç cezanın bu şekilde belirlenmesine, suçun işleniş şekli, sanığın kişiliği yönündeki mahkemenin kabulü de dikkate alınarak sanık hakkında hükmolunan cezanın paraya çevrilmesine yer olmadığına, sanığın geçmişteki hali, suç işleme temayülü, sabıkalı oluşu nazara alınarak sanık hakkında takdiren hükmolunan cezanın ertelenmesine yer olmadığına, sanığın geçmişteki hali, sabıkalı oluşu, meydana gelen olay nedeni ile müştekinin zararının giderilmemiş olması nazara alınarak sanık hakkında takdiren CMK’nun 231/5. maddesinin tatbikine yer olmadığına, hükümdeki diğer hususların aynen yerinde bırakılmasına karar verilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 3- Sanık müdafiinin, resmi belgede sahtecilik suçu ile ilgili mahkûmiyet hükmüne yönelen temyizinin incelenmesine gelince: Suça konu sahte sürücü belgesinin ele geçirilemediğinin anlaşılmasına göre, belgede sahtecilik suçlarında bulunması gereken iğfal kabiliyetinin ne suretle oluştuğuna ilişkin deliller karar yerinde gösterilip, tartışılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/6516, K. 2012/3140, T. 08.03.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-6516-e-2012-3140-k-7e16f49256bc