Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/3697 E. 2012/21809 K. – Şahadetnamede
Konu: Şahadetnamede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/3697
- Karar No
- 2012/21809
- Karar Tarihi
- Konu
- Şahadetnamede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Şahadetnamede sahtecilik HÜKÜM : Beraat Suç tarihinde Çatak ilçesi Kaçit Köyü muhtarı olarak görev yapan sanığın ..., ..., ... ve ... ile ilgili yeşil kart vize işlemi için yapılan başvuruda kullanılmak üzere, İlçe Jandarma Komutanlığı tarafından düzenlenmesi gereken “durum tespit belgesini " Çatak İlçe Jandarma Komutanlığında görevli Uzman Jandarma Çavuş ...'ın yerine imzalayarak sahte düzenlediğinin iddia olunmasına, sanık hakkında yeşil kart düzenletilmesi ile ilgili dava açılmayıp, davanın anılan şahedetname ile sınırlı olarak açılması, sanığın anılan belgeyi düzenleme görev ve yetkisinin bulunmaması, Çatak Kaymakalığının 05.03.2007 tarih ve 179 sayılı yazıları ile düzenlenen “ durum tespit belgesinin Yeşil Kart Yönetmeliği kapsamında düzenlenmesi gerekli belgelerden olmadığının bildirilmesi karşısında, suçun sabit olması halinde suç tarihi itibariyle sanığın eyleminin 765 sayılı TCK'nun 355. maddesi kapsamında "şahadetnamede sahtecilik" suçunu oluşturabileceğinin kabulü ile yapılan incelemede gereği görüşüldü: 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; değişen suç vasfına göre sanığa yüklenen "şahadetnamede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, son kesici işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 02.05.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 17.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.