Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/2875 E. 2012/18750 K. – Memur Olmayan

Konu: Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/2875
Karar No
2012/18750
Karar Tarihi
Konu
Memur Olmayan Kimsenin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memur olmayan kimsenin resmi belgede sahteciliği HÜKÜM : Mahkumiyet Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak, 1-Sanığın sahte trafik tescil belgelerini ve vekaletnameyi kullanarak suça konu aracın noter tarafından düzenlenen sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belge niteliğindeki araç satış sözleşmesi ile satışını yapmaktan ibaret eyleminin sübutu halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nun 342/2, 80 (5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 43.) maddelerine uygun bulunan zincirleme biçimde “sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli resmi belgede sahtecilik” suçunu oluşturacağı gözetilmeden lehe yasa belirlenmesinde yeri bulunmayan 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddelerinin karşılatırılması suretiyle eksik ceza tayin edilmesi, 2-5237 sayılı TCK'nun 61. maddesi uyarınca hakim somut olayda; suçun işleniş biçimini, suçun işlenmesinde kullanılan araçları, suçun işlendiği zaman ve yeri, suçun konusunun önem ve değerini, meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını ve failin güttüğü amaç ve saiki göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanunî tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. 5237 sayılı TCK.nun “Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi” başlıklı 3/1. maddesi uyarınca suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. Bu itibarla; kanunda öngörülen alt ve üst sınır arasında temel cezayı belirlemek hâkimin takdir ve değerlendirme yetkisi içindedir. Ancak, Anayasanın 141, 5271 sayılı CMK.nun 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca hükümde bu takdirin denetime olanak sağlayacak biçimde, hak ve nesafet kurallarına uygun, dosya içeriği ile uyumlu yasal ve yeterli gerekçesinin gösterilmesi zorunludur. Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında yüklenen suçtan bağımsız ancak benzer eylemlerden açılmış ve derdest davaların bulunduğundan bahisle yasal ve yeterli olmayan gerekçe ile alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayini, 3-Resmi belgede sahtecilik suçunun yaptırımının, 765 sayılı TCK. nun 342. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 8 yıla kadar ağır hapis olup, 5237 sayılı TCK'nun nun 204. maddesinin 1. fıkrasında 2 yıldan 5 yıla kadar hapis cezası şeklinde sanık lehine düzenleme yapıldığı, 765 sayılı TCK' nun 29. maddesinde yer alan ölçütlerin 5237 sayılı TCK'nun 61. maddesinde bu suçla ilgili olarak değişmediği, mahkemece karşılaştırma sırasında 765 sayılı Yasa uygulanırken 2 yıldan 8 yıla kadar olan ceza içinden 4 yılın tercih edildiği, 5237 sayılı Yasa ile üst sınırın aşağı çekilmesi ve temel cezanın tayinindeki ölçütlerin değişmemesi nedeniyle önceki cezadan daha az bir cezanın takdir ve tayin olunması gerektiğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/2875, K. 2012/18750, T. 06.11.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-2875-e-2012-18750-k-ba96c4a2df2f