Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/2402 E. 2012/17561 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Görevi Kötüye Kullanmak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2010/2402
Karar No
2012/17561
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Görevi Kötüye Kullanmak

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 1-5237 sayılı Yasanın 204/2, 53/1. maddeleri gereğince 3 yıl hapis cezası, güvenlik tedbiri. 2-Görevi kötüye kullanmak suçu yönünden 5237 sayılı Yasanın 44. maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına dair karar I- Sanık müdafiinin, 02.10.2007 tarihinde usulüne uygun tebliğ olunan hükmü, yasal süresinden sonra 11.10.2007 tarihinde temyiz ettiği anlaşıldığından vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 317. maddesi uyarınca REDDİ ile bu suçtan kurulan hükme yönelen katılan vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; 765 sayılı Yasanın 20 ve 31. maddelerinde öngörülen kamu hizmetlerinden yasaklılık feri cezasının infazının, hapis cezasının infazından sonra yapılacağı, 5237 sayılı TCK. nun 53. maddesinde öngörülen hak yoksunluklarının infazının ise hapis cezasının infazının tamamlanmasıyla sona ereceği cihetle sonucu itibariyle doğru bulunan hükmün bozulması yönünde tebliğnamedeki düşünceye iştirak edilmemiştir. Suç tarihinden önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK’nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime olanak verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan katılan vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, II- Sanık hakkında “görevi kötüye kullanmak” suçundan kurulan hükme yönelen o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin temyizinin yapılan incelemesine gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “görevi kötüye kullanmak” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 21.09.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve o yer Cumhuriyet savcısı ile katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2. ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 16.10.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2010/2402, K. 2012/17561, T. 16.10.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2010-2402-e-2012-17561-k-7a29b1272edd