Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/17094 E. 2012/4106 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/17094
- Karar No
- 2012/4106
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : Resmi belgede sahtecilik suçundan beraat Dolandırıcılık suçundan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesi uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına adair Katılan vekilinin 17.09.2008 tarihli dilekçe ile katılma talebinde bulunması üzerine mahkemece CMK'nun 238. maddesi gereğince hazır olan sanık ...'a diyecekleri sorulmadan katılma kararı verilmiş ise de, katılma kararından sonra söz hakkı verilen sanığın katılma talebine itirazının bulunmadığı anlaşılmakla, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir. 1-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7 ve 5349 sayılı Kanun'la değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen " dolandırıcılık " suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, suç tarihinden hüküm tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmakla, sanık hakkındaki kamu davasının 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesi yerine, ortadan kaldırılmasına karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasa'nın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan "765 sayılı TCK'nun 102/4. maddesi gereğince zamanaşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına" bölümünün çıkartılarak yerine "765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 5271 sayılı CMK'nun 223/8. maddeleri uyarınca düşürülmesine" denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık hakkında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İstanbul Un-İş Esnaf ve Sanatkarlar odası başkanı sanık ...'un odaya üye kayıt işlemleri sırasında defterlerde tahrifat yapmak ve gerçeğe aykırı bilgi ihtiva eden form ve giriş bildirgesi imzalamak suretiyle hakkında evrak tefrik edilen İdris Öztin'i Bağ-kur üyesi yapmaya imkan sağlayarak haksız hizmet süresi kazandırdığı iddiasıyla açılan kamu davasında; dosya içeriği ile soruşturma raporuna göre, oda üyesi olmayan İdris Öztin'in sanık tarafından geçmiş tarihli oda üyesi imiş gibi sahte olarak düzenlenen 15.07.1997 tarih ve 92015 sayılı işe giriş bildirgesine istinaden 821 907 396 Bağ-kur numarası ile İstanbul Un-İş Esnaf ve Sanatkarlar odasında 1665 sicil numarasında 01.10.1985 tarihinde başlayan kaydından dolayı bu tarih itibariyle Kuruma kayıt ve tescilinin yapıldığı anlaşılmakla, sanığa yüklenen resmi belgede sahtecilik suçu açısından kuruma kayıt ve tescilin yapıldığı 15.07.1997 tarihinin suç tarihi olduğu ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK'nun 102/3. maddesinde öngörülen 10 yıllık asli dava zamanaşımının suç tarihinden iddianamenin düzenlendiği tarihe kadar gerçekleştiği gözetilmeksizin yargılamaya devam edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı ise de, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen "yasa gereği memur sayılan kimsenin görevi gereği düzenlemeye yetkili olduğu resmi belgede sahtecilik" suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK’nun 102/3. maddesinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 15.07.1997 tarihinden iddianamenin düzenlendiği 02.06.2008 tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, katılan vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken, 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen dava zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/3 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 23.03.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.