Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/15700 E. 2012/3163 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/15700
- Karar No
- 2012/3163
- Karar Tarihi
Sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanununun 342/1, 80, 59/2. maddeleri uyarınca 1 yıl 11 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair, Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 10/06/2010 tarihli ve 2010/616 esas, 2010/510 sayılı kararına yönelik itirazın kabulü ile 25/07/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6008 sayılı Terörle Mücadele Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun geçici 2. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine ilişkin, Siirt Ağır Ceza Mahkemesinin 11/08/2010 tarihli ve 2010/499 değişik iş sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre 25/07/2010 tarihli ve 27652 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6008 sayılı Terörle Mücadele Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 7. maddesi ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesine "Sanığın kabul etmemesi hâlinde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmez." biçiminde ekleme yapıldığı, aynı Kanunun geçici 2. maddesinde yer alan "bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihe kadar hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmiş olanların, bu Kanunun yürürlük tarihinden itibaren onbeş gün içinde mahkemeye başvurmaları halinde, mahkemece, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı geri alınır ve Ceza Muhakemesi Kanununun 231. maddesinin yedinci fıkrasındaki kayıtla bağlı olmaksızın, başvuruda bulunan sanık hakkında yeniden hüküm kurulur." şeklindeki düzenleme ile de ilgilinin 15 gün içerisinde hüküm mahkemesine başvurarak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının geri alınmasını isteyebileceğinin hüküm altına alındığı, başvurunun zorunlu ve mahkemesine yapılması gerektiği, resen değerlendirme yapılamayacağının anlaşılması karşısında, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı itiraz kanun yoluna başvurulması hâlinde, itiraz merciinin hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilmesinin şartlarının olup olmadığını, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararında hukuka aykırılık bulunup bulunmadığını inceleyebileceği cihetle, itirazla ilgili karar vermek yerine yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 18.10.2010 gün ve 2010/12196/64046 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2010 gün ve KYB.2010/270487 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 5271 sayılı CMK’nun “hükmün açıklanması ve hükmün açıklanmasının geri bırakılması” başlıklı 231. maddesinin 12. fıkrasında hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına itiraz edilebileceği öngörülmüş ve aynı Yasanın “itiraz usulü ve inceleme mercileri” başlıklı 268. maddesinin 1. fıkrası ise “Hâkim veya mahkeme kararına karşı itiraz, kanunun ayrıca hüküm koymadığı hâllerde 35. maddeye göre ilgililerin kararı öğrendiği günden itibaren yedi gün içinde kararı veren mercie verilecek bir dilekçe veya tutanağa geçirilmek koşulu ile zabıt kâtibine beyanda bulunmak suretiyle yapılır. Tutanakla tespit edilen beyanı ve imzayı mahkeme başkanı veya hâkim onaylar. 263. madde hükmü saklıdır” biçiminde olup, itiraz yasa yoluna tabi kararlara karşı kararın öğrenilmesinden itibaren yedi gün içinde bu başvurunun yapılması gerektiği hüküm altına alınmıştır. İncelenen dosya içeriğine göre; Şırnak Ağır Ceza Mahkemesinin 10.06.2010 gün ve 2010/616 esas, 2010/510 sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, 7201 sayılı Tebligat Kanununun 21. maddesi uyarınca sanıkla birlikte ikamet eden oğlu Mehmet Akman’a 05.07.2010 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine karşın, vaki itiraz dilekçesinin 13.07.2010 havale tarihli olduğunun belirlenmesi karşısında, anılan karara karşı itirazın süre yönünden reddi yerine işin esasına girişilerek, yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmaktadır. Bu hukuka aykırılık nedeniyle de CMK’nun 309. maddesi uyarınca Adalet Bakanlığınca kanun yararına bozma istenip istenmeyeceğinin takdir ve ifası için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 08.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.