Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2010/14850 E. 2011/20234 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2010/14850
- Karar No
- 2011/20234
- Karar Tarihi
213 sayılı Vergi Usul Kanununa muhalefet suçundan sanık ...'nin, anılan Kanunun 359/b-l(iki kez), 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 80, 59 (iki kez), 72 maddeleri uyarınca 32 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2006 tarihli ve 2006/275-315 sayılı kararının infazı sırasında, 08/02/2008 tarihinde yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair aynı Mahkemenin 09/04/2008 tarihli ve 2006/275-315 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27/04/2009 tarihli ve 2009/92 müteferrik sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre. 08/02/2008 tarihli ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Temel Ceza Kanunlarına Uyum Amacıyla Çeşitli Kanunlarda ve Diğer Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un geçici madde 1/2. maddesindeki "Bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten önce kesinleşmiş ve infaz edilmekte olan mahkûmiyet kararları hakkında, lehe kanun hükümleri, hükmü veren mahkemece 13/12/2004 tarihli ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 98 ilâ 101 inci maddeleri dikkate alınmak ve dosya üzerinden incelenmek suretiyle belirlenir. Ancak, hükmün konusunun herhangi bir inceleme, araştırma, delil tartışması ve takdir hakkının kullanılmasını gerektirmesi halinde inceleme, duruşma açılmak suretiyle yapılabilir." şeklindeki düzenleme ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 27/12/2005 tarihli ve 2005/3-162-173 sayılı kararına nazaran, lehe yasanın saptanıp uygulanması, herhangi bir inceleme ve araştırma yapılmasını, kanıt toplanmasını, takdir hakkının kullanılmasını gerektiriyorsa yada cezanın kişiselleştirilmesine ilişkin bir hükmün uygulanması olanağı sonraki yasa ile doğmuşsa, hükümde değişiklik yargılamasının duruşmalı yapılmasının zorunlu olduğu gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 25.09.2010 gün ve 2010/11095/58475 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 14.10.2010 gün ve KYB.2010248430 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: İncelenen dosya içeriğine göre; kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.04.2008 gün ve 2006/275 esas 2006/315 sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin Ankara 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.04.2009 gün ve 2009/92 müteferrik sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 23.09.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.