Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/5020 E. 2010/6612 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/5020
- Karar No
- 2010/6612
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık HÜKÜM : Sanığın 5237 sayılı Yasanın 157/1, 52/2.maddelerine göre 1 yıl hapis ve 1600 YTL.APC.
5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca; 765 Sayılı TCK.nun 29.maddesi uyarınca dikkate alınmayıp, 522.madde gereğince cezanın artırılmasına esas olan “sağlanan haksız menfaatin değeri”nin, 5237 Sayılı TCK.nun 61. maddesi uyarınca dikkate alınarak temel hapis cezasının da alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinden sonra her iki yasanın olaya ilişkin tüm hükümleri uygulanıp cezaların kişiselleştirilmesinden sonra, sonuç cezaların karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi ve 5237 Sayılı TCK.nu lehe kabul edildiğine göre, anılan kanunun 212.maddesi uyarınca, hem dolandırıcılık hem de özel belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi sanık aleyhine temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Suç tarihinden önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasa ile değişik CMK. nun 231. maddesinin uygulama olanağı bulunmayan sanık hakkında, toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığa yüklenen “dolandırıcılık” suçunun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı azaltıcı ve arttırıcı sebeplerin nitelik ve dereceleri takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre hüküm kurulmuş ve
incelenen dosyaya göre verilen hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın kasıt unsurunun bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle mahkumiyet hükmünün ONANMASINA, 31.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.