Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/3129 E. 2012/11351 K. – Sahtecilik-Nite
Konu: Sahtecilik-Nitelikli Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/3129
- Karar No
- 2012/11351
- Karar Tarihi
- Konu
- Sahtecilik-Nitelikli Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Sahtecilik-Nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : ...: 1-Sahtecilik suçundan, Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK'nun 204/1-3, 53/1-2. maddeleri uyarınca 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına,kısıtlama, 2-...'u dolandırmak suçundan,lehe olduğu değerlendirilerek, 5237 sayılı TCK'nun 157/1. maddeleri gereğince 1 yıl hapis 5800 YTL adli para cezası ile cezalandırılmasına, 1-Sanık hakkında sahtecilik suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Temel cezanın belirlenmesi sırasında uygulanan kanun maddesinin, hükmün gerekçesine ve yapılan uygulamaya göre, “5237 sayılı yasanın 204/1-3 maddesi” yerine aynı Yasanın 204/1-2. maddesi yazılması, mahallinde düzeltilebilir yanlışlık olarak değerlendirilmiş, sanığın sahte olarak düzenlediği veya düzenlettirdiği müşteki ... adına tanzimli nüfus cüzdanı ile noterde sahte vekaletname düzenlettirdiğinin anlaşılmasına göre; hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hükmedilen ceza miktarı itibariyle koşulları bulunmadığından CMK.nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı arttırıcı sebebin nitelik ve derecesi, azaltıcı bir sebebin ise bulunmadığı takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 sayılı Kanunla değişik 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü uyarınca mahkemece 765 ve 5237 sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkân verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe hüküm belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, 2-Sanık hakkında dolandırıcılık suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince, 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen “nitelikli dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 12.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.