Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/21939 E. 2010/6050 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/21939
Karar No
2010/6050
Karar Tarihi

Memur olmayan kimsenin resmî belgede sahteciliği suçundan sanık ...'ın, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 342/2. maddesi uyarınca 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 55/1-a-b-d-e. maddesindeki haklardan cezanın infazı sırasında ve ceza süresince yoksun bırakılmasına dair Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22/06/2005 tarihli ve 2002/342 esas, 2005/91 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre Suç tarihinin 01/05/1998 ve 26/11/2002 olduğu somut olayda, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesi 3. fıkrasında yer alan "Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir." şeklindeki düzenlemeye göre, suç ve cezaların tespitine ilişkin 765 sayılı Kanundaki hükümler eylemlere uygulanarak hükmolunan cezalar ile 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Kanun'un ilgili bütün hükümleri uygulandıktan sonra ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenmesi gerektiği gözetilmediği gibi, 5237 sayılı Kanun'un hangi maddesiyle karşılaştırıldığı da belirtilmeden 765 sayılı Kanun'un lehe olduğu kabul edildiği hâlde 5237 sayılı Kanun'un 55. maddesi gereğince hak yoksunluğuna karar verilerek karma uygulama yapılmasında verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 22.10.2009 gün ve 2009/12327/59816 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 20.11.2009 gün ve KYB.2009248716 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: 1) Aşağıda yer alan bozma nedeni ve Dairemizce yapılan uygulama dikkate alınarak, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamede yer alan 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasının yasaya aykırı olduğuna ilişen düşünce yerinde görülmediğinden CMK’nın 309. maddesi uyarınca REDDİNE, İncelenen dosya içeriğine göre, 2) Ayrıntıları Ceza Genel Kurulunun 11.07.2006 gün ve 190/186 sayılı kararında da açıklandığı üzere; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte olan 765 sayılı TCK ile 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe olan hükmün belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, denetime olanak vermeyecek şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamede yer alan bu yöndeki düşünce yerinde görüldüğünden, Ankara 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 22.06.2005 gün ve 2002/342 esas, 2005/91 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkrasının (d) bendine göre karar verilmesi mümkün bulunduğundan, sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belgede sahtecilik suçunun yaptırımı 765 sayılı TCK'nın 342/2. maddesine göre 4 yıldan 10 yıla kadar hapis iken, hükümden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK'nın 204/1-3. maddesi uyarınca 3 yıldan 7 yıl 6 aya kadar hapis cezası olarak öngörülmesi ve cezanın da alt sınırdan tayin edilmesi durumunda, sübutu kabul edilen eyleminin uygun bulunduğu 5237 sayılı TCK’nın 204/1-3. maddeleri uygulanmak suretiyle aşağıda hükmolunacak cezanın açıkça hükümlü lehine bulunduğu anlaşılmakla, eylemine uyan 5237 sayılı TCK'nın 204/1. maddesi uyarınca mahkemenin cezayı alt sınırdan tayin gerekçesi de dikkate alınarak takdiren 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı maddenin 3. fıkrası uyarınca cezasının ½ oranında artırılması suretiyle hükümlünün sonuç olarak 3 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu ceza üzerinden yapılmasına, hükmün diğer kısımlarının aynen yerinde bırakılmasına, müteakip işlemlerin mahkemesince yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE, 14.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/21939, K. 2010/6050, T. 14.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-21939-e-2010-6050-k-2c3ba6227d7c