Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/1805 E. 2010/459 K. – Resmi Belgenin

Konu: Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/1805
Karar No
2010/459
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgenin Düzenlenmesinde Yalan Beyan HÜKÜM : 5237 sayılı TCK.nun 206/1. maddesi gereğince 3 Ay Hapis Cezası ile cezalandırılması Dosya içinde bulunan adli sicil özetiyle, Uyap ortamından temin edilen adli sicil özetlerine göre, sanığın Mardin 1. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 12.04.1990 tarih ve 32/31 sayılı hükmüyle kasıtlı suçtan 6 yıl 8 ay ağır hapis cezasına mahkum edildiği ve cezasının 08.10.1996 tarihinde infaz edildiği, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 1993/243E. 1994/37 Karar sayılı ilamı ile 12 yıl 6 ay ağır hapis, 5 yıl 2 ay hapis cezasına mahkum olup 20.06.2002 tarihinde koşullu olarak salıverildiği, adli sicilden silinme koşullarının gerçekleşmediği anlaşıldığından, daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle 5728 sayılı yasayla değişik CMK’nun 231/5. maddesinden yararlanamayacağı anlaşıldığından tebliğnamede yer verilen aksi düşünceye iştirak olunmamıştır. Sanığın, adli soruşturma sırasında gerçekte var olan bir kişinin kimlik bilgilerini kullanarak kendi kimliği hakkında resmi mercilere yalan beyanda bulunmaktan ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK. nun 343/2 ve sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK. nun 268/1. maddesi yollaması ile aynı Yasanın 267. maddelerinde öngörülen suçlara uygun bulunup 5237 sayılı yasanın 269. maddesinin uygulama olanağı olmadığı da gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması karşı temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamış, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 12.12.2006 gün ve 2006/11-301 esas, 2006/296 sayılı kararında da açıklandığı üzere “belli hakları kullanmaktan yoksun bırakılma” başlığı altında yeni sistemde güvenlik tedbiri olarak düzenlenmiş bulunan ve hapis cezasına mahkumiyetin yasal sonucu olan hak mahrumiyetleri kararda gösterilmemiş olsa bile kazanılmış hakka konu olamayacağından, 5237 Sayılı TCK’nun 53. maddesinin infaz sırasında dikkate alınması ve Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2002/73 müteferrik sayılı kararıyla, 4616 sayılı yasa uyarınca şartla tahliyesine karar verilen sanık hakkında mahkemesine bildirimde bulunulması mümkün görülmüştür. Daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olması nedeniyle, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, oluşa ve soruşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı sebeplerin bulunmadığı takdir kılınmış, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5349 Sayılı Kanunla değişik 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri uyarınca mahkemece 765 ve 5237 Sayılı Yasa hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların denetime imkan verecek şekilde gösterilip birbiriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasa belirlenerek sonucuna göre karar verilmiş ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanığın, suçun unsurlarının oluşmadığına, kastının bulunmadığına, seçenek yaptırımların uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 04.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/1805, K. 2010/459, T. 04.02.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-1805-e-2010-459-k-57f10e7613b3