Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/15469 E. 2012/1892 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik, Tehdit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/15469
Karar No
2012/1892
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik, Tehdit

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, tehdit HÜKÜM : 1- Lehe olduğu değerlendirilerek, 765 sayılı TCK.nun 342/1, 80. maddeleri uyarınca 2 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına 2- Lehe olduğu değerlendirilerek 5237 sayılı TCK.nun 106/1, 40. maddeleri uyarınca 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, mahsubuna 1-Sanık müdafiinin, ‘resmi belgede sahtecilik’ suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık hakkında Söke Asliye Ceza Mahkemesinin 1998/931 E. 1999/26 K. sayılı kararı verilen 10 ay hapis cezasının 29.11.1999 tarihinde kesinleşmiş olması karşısında, 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesinde düzenlenen “hükmün açıklanmasının geri bırakılması” ve 647 sayılı Yasanın 6. maddesi ile 5237 sayılı TCK.nun 51. maddesinde düzenlenen “hapis cezasının ertelenmesi” kararı verilemeyeceği kabul edilerek yapılan incelemede; Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 sayılı TCK'nun 43. maddesinde, 765 sayılı TCK'nun 80. maddesinden farklı olarak "değişik zamanlarda" denilmesi nedeniyle aynı anda işlenen eylemlerde zincirleme suça ilişkin hükümlerin uygulanma olanağı bulunmadığından, katılanın ‘...’den Temmuz 2001 içerisinde iki adet çek aldım’ şeklindeki beyanı ve dosya içerisinde suça konu çeklerin katılana değişik zamanlarda verildiğine dair delil bulunmaması karşısında 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinde belirtilen zincirleme suç koşullarının oluşmadığı, bu nedenle suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK.nun sanık lehine olduğu gözetilmeden, 765 sayılı TCK.nun 342/1 ve 80. maddeleri ile 5237 sayılı TCK’nun 204/1, 43 ve 53. maddeleri arasında karşılaştırma yapılarak 765 sayılı TCK’nun sanık lehine olduğu kabulüyle yazılı şekilde uygulama yapılması, Yasaya aykırı ise de, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yazılı “765 sayılıTCK.nun 342/1. maddesi” ibaresinin “5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddesi”, takdiri indirim maddesinin uygulanmamasına ilişkin paragrafta yazılı olan “765 sayılı TCK.nun 59.madde” ibaresinin “5237 sayılı TCK.nun 62. maddesi”, tutuklulukta geçirilen sürenin mahsubuna ilişkin paragrafta yazılı olan “765 sayılı TCK 40. maddesi” ibaresinin “5237 sayılı TCK.nun 63. maddesi” şeklinde düzeltilerek ve 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılarak sonuç hapis cezasının 2 yıl olarak belirlenmesi ve “resmi evrakta sahtecilik” suçundan kurulan hükmün sonuna “5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” ibaresinin eklenmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 2-Sanık müdafiinin ‘şartlı tehdit’ suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelen temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanığa yüklenen ‘şartlı tehdit’ suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği Aralık 2001 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta aynı kanunun 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkında ‘şartlı tehdit’ suçundan açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.02.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/15469, K. 2012/1892, T. 20.02.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-15469-e-2012-1892-k-9e9ad79ab2c9