Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/13511 E. 2010/830 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2009/13511
- Karar No
- 2010/830
- Karar Tarihi
Resmî belgede sahtecilik suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 204/1, 211, 62, 50/1-a, 52/2. maddeleri gereğince 9.000,00 yeni Türk lirası adlî para cezası ile cezalandırılmasına, sanığın Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/03/2005 tarihli ve 2004/687 esas, 2005/301 karar sayılı ilamıyla ertelenmiş 1 yıl hapis ve 445,60 yeni Türk lirası adlî para cezasına konu tekerrüre esas mahkûmiyetleri bulunduğundan cezasının anılan Kanun'un 58/6. maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine dair Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20/10/2008 tarihli ve 2007/370 esas, 2008/811 sayılı kararın tüm dosya kapsamına göre; 1) Tekerrüre esas alınan kararın denetime olanak sağlayacak şekilde dosya arasında bulunması gerektiği gibi, Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 20/11/2003 tarihli ve 12405-6464 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, erteli cezanın tekerrüre esas alınamayacağı, 2-Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28/12/2005 tarihli ve 2005/11724-19669 sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinin 2. fıkrasında "Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur." 3. fıkrasında ise "Hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverme ve tekerrürle ilgili olanlar hariç; infaz rejimine ilişkin hükümler, derhâl uygulanır." şeklinde infaz rejimi ile ilgili düzenlemelere yer verilmesi karşısında, anılan Kanun'da tekerrür nedeniyle herhangi bir artırım öngörülmediği, gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden bahisle 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca, anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 15.05.2009 gün ve 2009/5719-29063 sayılı kanun yararına bozmaya atfen Yargıtay C. Başsavcılığının 10.06.2009 gün ve KYB.2009-134857 sayılı ihbarnamesiyle daireye ihbar ve dava evrakı tevdii kılınmakla incelenip gereği görüşüldü: Ayrıntıları Ceza Genel Kurulu’nun 17.04.2007 gün ve 2007/10-71 Esas, 2007/98 ve 08.04.2008 gün ve 2008/1-57 Esas, 2008/74 sayılı kararlarında açıklandığı üzere; 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 108. maddesi “(1) Tekerrür hâlinde işlenen suçtan dolayı mahkûm olunan; a) Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasının otuzdokuz yılının, b) Müebbet hapis cezasının otuzüç yılının, c) Süreli hapis cezasının dörtte üçünün, İnfaz kurumunda iyi hâlli olarak çekilmesi durumunda, koşullu salıverilmeden yararlanılabilir. (2) Tekerrür nedeniyle koşullu salıverme süresine eklenecek miktar, tekerrüre esas alınan cezanın en ağırından fazla olamaz. (3) İkinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda, hükümlü koşullu salıverilmez. (4) Hâkim, mükerrir hakkında cezanın infazının tamamlanmasından sonra başlamak ve bir yıldan az olmamak üzere denetim süresi belirler. (5) Tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde, koşullu salıverilmeye ilişkin hükümler uygulanır. (6) Hâkim, mükerrir hakkında denetim süresinin uzatılmasına karar verebilir. Denetim süresi en fazla beş yıla kadar uzatılabilir.” hükmünü taşımaktadır. 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesi uyarınca; önceden işlenen suçtan dolayı verilen hükmün kesinleşmesinden sonra yeni bir suçun işlenmesi halinde, sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanacaktır. Tekerrür hükümlerinin uygulanabilmesi için önceki hükmün kesinleşmesi ve ikinci suçun kesinleşmesinden sonra işlenmesi yeterli olup, cezanın infaz edilmiş olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak beş yıldan fazla süreyle hapis cezasına mahkûmiyet halinde cezanın infaz edildiği tarihten itibaren beş yıl, beş yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına mahkûmiyet halinde ise cezanın infaz tarihinden itibaren üç yıl geçmekle ve yine fiili işlediği sırada onsekiz yaşını doldurmamış kişiler hakkında tekerrür hükümleri uygulanmayacak, mükerrir sanık hakkında, sonraki suç nedeniyle yasa maddesinde seçimlik ceza olarak hapis veya adli para cezası öngörülmüşse, hapis cezasına hükmolunacak, hükmolunan ceza mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilecek, ikinci defa tekerrür halinde ise hükümlü koşullu salıvermeden yararlanamayacak, ayrıca hükümlü hakkında cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacaktır. 5237 sayılı TCK’nun 58. maddesi uyarınca kişinin mükerrer sayılabilmesi için ilk hükmün kesinleşmesinden sonra ikinci suçun 01.06.2005 tarihinden sonra işlenmesi yeterli olup, ilk suçun 01.06.2005 tarihinden önce veya sonra işlenmesinin herhangi bir önemi bulunmamaktadır. İncelenen dosya içeriğine göre; Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2005 gün ve 2004/687 esas, 2005/301 sayılı kararı ile 6136 sayılı Yasanın 13/1 ve 647 sayılı Yasanın 6. maddeleri uyarınca 1 yıl hapis ve 445,60 TL adli para cezasına mahkûm edilen hükümlünün erteli bu cezasının 19.04.2005 tarihinde kesinleştiği, bilahare 21.03.2007 tarihinde işlediği kanun yararına bozma istemine esas teşkil eden yargılamaya konu resmi evrakta sahtecilik suçundan Bakırköy 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.10.2008 gün ve 2007/370 esas, 2008/811 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 204/1, 211, 62 50/1-a ve 52/2. maddeleri uyarınca 9000 TL adli para cezasına ve Şişli 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.03.2005 gün ve 2004/687 esas, 2005/301 sayılı kararından dolayı mükerrir bulunduğu anlaşıldığından aynı Yasanın 58/6. maddesi uyarınca cezasının mükerrirlere özgün infaz rejimine göre çektirilmesine karar verildiği anlaşılmakla; Yukarıda açıklanan ve dosyada mevcut adli sicil kaydı içeriğinden açıkça anlaşılan erteli cezanın tekerrüre esas alınmasında bir isabetsizlik görülmediğinden ve 5237 sayılı TCK uyarınca yapılan uygulamada tekerrür nedeniyle cezanın artırımı cihetine gidilmediğinin belirlenmesi karşısında yerinde görülmeyen kanun yararına bozma istemine atfen düzenlenen ihbarnamedeki istemin CMK’nun 309. maddesi uyarınca REDDİNE, dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına İADESİNE 12.02.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.