Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/11217 E. 2012/11979 K. – Memurun Resmi

Konu: Memurun Resmi Belgede Sahteciliği, Nitelikli Dolandırıcılık

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/11217
Karar No
2012/11979
Karar Tarihi
Konu
Memurun Resmi Belgede Sahteciliği, Nitelikli Dolandırıcılık

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Memurun resmi belgede sahteciliği, nitelikli dolandırıcılık HÜKÜM : ... ; 5237 sayılı TCK.nun 204/2, 62, 53/1. maddelerine göre 2 yıl 6 ay hapis cezası, hak yoksunluğu, ... ve ...; 765 sayılı TCK.nun 504/7, 80, 522, 59/2. maddelerine göre 7 ay 23 gün hapis, 120 YTL adli para cezası I- Sanık ... hakkında kurulan hükme yönelen müdafiinin temyiz itirazlarının yapılan incelemesinde; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli delil bulunmadığına ilişen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanığın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 339/1 ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın 204/2. maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı kabul olunarak lehe yasanın belirlenmesi sırasında yapılan uygulamalı karşılaştırmaya göre her iki yasa uyarınca temel cezanın alt sınırdan 3 yıl hapis cezası şeklinde tayin olunduğunun anlaşılması karşısında; 765 sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 sayılı TCK' nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması itibariyle 5237 sayılı Yasanın aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde 5237 sayılı Yasaya göre hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK' nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinin uygulanmasına ilşkin bölümün ve "5237 sayılı Yasanın 204/2, 62" ibarelerinin çıkartılması ve yerine "765 sayılı Yasanın 339/1, 59" ibarelerinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, II- Sanıklar ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelen müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelemesinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “nitelikli dolandırıcılık ” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği tarihten temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.06.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/11217, K. 2012/11979, T. 20.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-11217-e-2012-11979-k-0a3837433bc2