Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2009/10036 E. 2012/10900 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2009/10036
Karar No
2012/10900
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : 5237 sayılı TCK'nun 204/1. maddesi uyarınca 2 Yıl Hapis Cezası 1-Şikayetçi ...’in şikayeti üzerine karşılıksız çek keşide etmek suçundan başlatılan soruşturma sonucunda sanık ... hakkında sahtecilik ve dolandırıcılık suçlarından bilahare hakkında beraat kararı verilen çek hesabı sahibi annesi ... hakkında da bu suçlara fer’an iştirakten kamu davası açıldığı, sanık ...’in soruşturma ve kovuşturma aşamalarında suç tarihinde kendisinin çek hesabı açtıramadığı için çek karnesinin annesi tarafından alınıp bilgi ve onayı doğrultusunda kendisi tarafından keşide edilip kullanıldığını, mal aldığı kişilerin kendisini tanıyıp annesi adına alınan çek karnesini kullandıklarını bildiğini, ekonomik krize girdiği için suça konu çekin karşılığını ödeyemediğini, şikayet üzerine bir kısmını şikayetçiye gönderdiğini savunmasına, şikayetçinin de çek bedelinin 650 TL lik kısmının posta yoluyla kendisine ödendiğini beyan etmesine, sanığın annesi ...’ın da aşamalarda oğlunun tuhafiyecilik yaptığını, kendi adına çek karnesi alıp oğluna kullanması için verdiğini, çeklerin bilgisi dahilinde keşide edilip oğlu tarafından kullanıldığını, çek bedellerini ödemesi hususunda ikaz ettiğini savunmasına, şikayetçiden aynı yöntemle daha önce de sanıktan çek alıp ödenen çekler bulunup bulunmadığına ilişkin bilgisinin sorulmamış olmasına göre, Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 30.03.1992 gün ve 80-98 sayılı ve 19.04.2005 gün ve 221-38 sayılı kararlarında ayrıntılı biçimde açıklandığı üzere, belgede sahtecilik suçlarında mağdurun rızası hukuka uygunluk nedeni sayılmaz ise de failde belgede sahtekârlıkta bulunmak kastına etki yapabileceği cihetle, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek biçimde belirlenmesi bakımından; şikayetçiden daha öncesinde de benzer şekilde çek alıp almadığı hususu sorulup, sanığın bu şekilde başka şahıslara da çek keşide edip etmediğinin ve çek karnesini veren bankadan bu yolla keşide edilen çeklerin daha öncesinde ödenip ödenmediğinin araştırılıp, suç kastının toplanan deliller birlikte değerlendirilerek saptanıp, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, 2- Kabul ve uygulamaya göre de; Hükmün gerekçesinde sanık ile müştekinin birbirini tanıdıkları, daha önce de ticari ilişkileri bulunduğu, sanığın çek karnesi almaktan yasaklı olması nedeniyle annesine ait çeki kullandığının şikayetçi tarafından bilindiği, bu nedenle dolandırıcılık suçunun oluşmayacağı kabul olunmasına karşın bu gerekçe ile çelişir şekilde sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmü kurularak hükmün karıştırılması, 3- 5252 sayılı Türk Ceza Kanunun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe Yasanın belirlenmesi gerektiği ve temel cezanın alt sınırdan tayini durumunda 765 sayılı TCK'nun 342/1 ve 5237 sayılı TCK.nun 204/1. maddeleri uyarınca hükmolunacak cezalar eşit ise de 5237 sayılı TCK'nun 53. maddesinde düzenlenen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak uygulanan hak yoksunluğuna ilişkin güvenlik tedbirlerinin 765 sayılı Kanunda bulunmaması nedeniyle 5237 sayılı TCK'nun aleyhe olduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması yasaya aykırı, 4-Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nun 231. maddesi gereğince, "hükmün açıklanmasının geri bırakılması'na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 06.06.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2009/10036, K. 2012/10900, T. 06.06.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2009-10036-e-2012-10900-k-665d1e3e03b5