Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/5291 E. 2010/348 K. – Kamu Kurum Ve
Konu: Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/5291
- Karar No
- 2010/348
- Karar Tarihi
- Konu
- Kamu Kurum Ve Kuruluşlarının Zararına Dolandırıcılık
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık HÜKÜM : ...: 5237 sayılı yasanın 157, 62, 52, 51. maddelerine göre 10 ay hapis, 80 YTL adli para cezası, hapis cezasının ertelenmesi., ...: 5237 sayılı yasanın 157, 62, 52, 53/1. maddelerine göre 10 ay hapis, 80 YTL adli para cezası, hak yoksunluğu. Gerekçeli karar başlığına 15.09.2002 olarak yanlış yazılan suç tarihinin 2002 yılı Ekim ayı olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. 5237 Sayılı Yasa uyarınca hüküm kurulduğu esnada, temel cezanın tayininde, anılan yasanın 61.maddesi uyarınca elde edilen haksız yararın pek fahiş olduğunun ve suçun zincirleme işlendiğinin nazara alınmaması suretiyle eksik ceza tayini isabetsizlikleri aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. I-Sanık ...’ın mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkümiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 5237 Sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta 5320 Sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 Sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak yerine, “53. maddenin 1. fıkrasının c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilme tarihine, 1. Fıkrada yazılı diğer haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, I-Sanık ...’nin mahkümiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanık müdafiinin, yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine;Ancak: 1-5237 Sayılı Yasa uyarınca hüküm kurulduğu esnada, temel cezanın tayininde, anılan yasanın 61.maddesi uyarınca elde edilen haksız yararın pek fahiş olduğunun nazara alınmaması, 2-Suçun zincirleme işlendiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, 3-Hükümden sonra, 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK.nun 231. maddesi gereğince, “hükmün açıklanmasının geri bırakılması”na karar verilip verilmeyeceğinin değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 02.02.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.