Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/19627 E. 2012/670 K. – Resmi Evrakta

Konu: Resmi Evrakta Sahtecilik, İftira

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2008/19627
Karar No
2012/670
Karar Tarihi
Konu
Resmi Evrakta Sahtecilik, İftira

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi evrakta sahtecilik, iftira HÜKÜM : 1- Sahtecilik suçu nedeniyle, TCK'nun 204/1, 62, 63/1, 53/1, 54/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin 2- İftira suçu nedeniyle, TCK'nun 268/1. maddesi yollamasıyla aynı sayılı Yasanın 267/1, 269/1, 62/1-2, 63/1, 53/1 maddeleri gereğince 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Gerekçeli karar başlığında gösterilmeyen suç yeri ile sanığın gözetim altında kaldığı sürenin mahallinde karara eklenmesi mümkün görülmüştür. I-Sanık ile müdafiinin sahtecilik suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde; 1)Dosyada aslı mevcut olan suça konu sürücü belgesinin heyetçe yapılan gözleminde, belge üzerinde yeralan soğuk damga izinin fotoğraf üzerinde devam etmediği ve fotoğrafın belgeye sonradan yapıştırıldığı izlenimi verdiği anlaşılmakla, iğfal kabiliyetinin ne şekilde oluştuğu karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, yazılı şekilde hüküm kurulması, Kabule göre de; 2)5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, II-Sanık ile müdafiinin iftira suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyiz itirazlarına gelince; Yapılan yargılamaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine göre sanık ile müdafiinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak; 1)Sanığın; hırsızlık suçundan yakalanıp hakkında yapılan adli soruşturma sırasında kendini “Şeref Genç” olarak tanıtıp bu kimlik bilgileri ile tutanak düzenlettiğinin iddia ve kabul olunması karşısında; beyan ettiği kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olması halinde eyleminin TCK.nun 268/1. maddesi delaletiyle aynı yasanın 267. maddesi kapsamında düzenlenen iftira; bildirdiği kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan bir kişiye ait olduğunun anlaşılması halinde ise, anılan yasanın 206/1. maddesi kapsamında "resmi belgenin düzenlenmesinde yalan beyan" suçunun oluşacağı gözetilerek, kimlik bilgilerinin gerçek bir kişiye ait olup olmadığına dair herhangi bir araştırma yapılmadan, eksik inceleme ile yazılı şekilde iftira suçundan hüküm kurulması, Kabule göre de; 2)Sanığın çantası içersinde yapılan aramada gerçek kimliği ile düzenlenmiş belgenin bulunması üzerine sorulduğunda gerçek ismini beyan ettiği, kendiliğinden iftirasından dönmediği, bu nedenle iftira suçundan dolayı kurulan hükümde 5237 sayılı TCK'nun 269. maddesinin uygulama koşullarının oluşmadığının gözetilmemesi 3)5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki hak yoksunluğunun koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceğinin gözetilmemesi, Yasaya aykırı, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 30.01.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2008/19627, K. 2012/670, T. 30.01.2012, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2008-19627-e-2012-670-k-2d9c57abee27