Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/18291 E. 2011/382 K. – Kimliği Hakkında
Konu: Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/18291
- Karar No
- 2011/382
- Karar Tarihi
- Konu
- Kimliği Hakkında Yalan Beyanda Bulunmak
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SUÇ : Kimliği hakkında yalan beyanda bulunmak HÜKÜM : 5237 sayılı TCY'nın 206 md.si uyarınca 3 ay hapis cezası Sanığın, hırsızlık suçundan yakalandığında, kardeşi ...’in kimlik bilgilerini kullanmaktan ibaret eyleminin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 343/2 maddesinde tanımlanan yalan beyanda bulunmak, 5237 sayılı TCK’nun ise 268/1 yoluyla 267/1 maddesinde tanımlanan iftira suçuna uyduğu ve gerçek kimliğin görevlilerce tespit edilmesi nedeniyle etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacağından 765 sayılı TCK hükümlerinin lehe olduğu gözetilmeden, lehe olan yasanın belirlenmesinde yanılgıya düşülerek, bildirilen kimlik bilgilerinin gerçekte var olmayan kişiye ait olması durumunda uygulanan 5237 sayılı TCK’nun 206. maddesi uyarınca yazılı şekilde eksik ceza tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Daha önce kasıtlı suçtan mahkum olması nedeniyle koşulları bulunmadığından, 08.02.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5278 sayılı Kanunun 562. maddesinin 1. fıkrası ile değişik CMK. nun 231/5 maddesinden yararlanamayacağı anlaşılan sanık hakkında yapılan yargılama sonunda toplanan deliller karar yerinde incelenip, yüklenen suçun sübutu kabul, soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin, cezayı artırıcı ve azaltıcı nedenlerin bulunmadığı takdir kılınmış ve incelenen dosyaya göre hükümde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan sanık müdafiinin delillerin takdirinde hataya düşüldüğüne, yeterli gerekçe bulunmadığına, paraya çevirme ve erteleme hükümlerinin uygulanması gerektiğine yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine ancak; Mahkumiyetin yasal sonucu olan hak mahrumiyetleri kararda gösterilmemiş olsa bile kazanılmış hakka konu olamayacağından ve 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin hak yoksunluklarının koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması, yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasında yer alan 53/1. maddesindeki hakların infazın tamamlanmasına kadar kullanılamayacağına ilişkin kısım çıkartılarak yerine “5237 Sayılı TCK.nun 53. maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine ilişkin haklardan koşullu salıverilme tarihine, diğer bentlerde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına“ denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.01.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.