Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/16967 E. 2011/24157 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/16967
- Karar No
- 2011/24157
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu kurum ve kuruluşlarının zararına dolandırıcılık, Sahtecilik, görevi ihmal, Görevi kötüye kullanmak HÜKÜM : 1- Sanık ...: Beraat 2- Sanık ..., Sanık ..., Sanık ...: Görevi ihmal suçundan 5237 s.lı TCK nun 257/2,43/1,62,CMK 231. md.leri gereğince 6 şar ay7 şer gün hp. cezası ile cezalandırılmalarına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına. Sahtecilik sucundan beraat Karar başlığına yanlış yazılan suç tarihinin 29.04.2004 olarak mahallinde düzeltilmesi mümkün görülmüştür. I-Katılan vekili ile sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... müdafilerinin, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... haklarında “görevi kötüye kullanmak”, ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında “görevi ihmal” suçlarından kurulan hükümlere yönelen temyizlerinde; Hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararların 5560 sayılı Yasa ile değişik 5271 sayılı CMK’nun 231/12 maddesi uyarınca temyizinin mümkün olmayıp, itiraza tabi olduğu anlaşılmakla, katılan vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Yasanın 8/1 maddesi gereğince uygulanması gereken CMUK’nun 317. maddesi uyarınca REDDİNE, sanık ... ve ... yönünden merciince karar verildiği cihetle vaki istemin sanıklar ..., ..., ... ve ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden itiraz olarak kabulü ile dava dosyasının merciince karar bağlanmak üzere mahalline iadesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, II-Katılan vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında resmi belgede sahtecilik suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelen temyiz itirazlarına gelince; Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı gerekçeleri gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan o yer Cumhuriyet savcısı ve katılan vekilinin eksik araştırma yapıldığına yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi ONANMASINA, III-Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin “dolandırıcılık” suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyizlerinde; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; sanıklara yüklenen “dolandırıcılık” suçunun yasada gerektirdiği cezasının türü ve üst sınırı itibariyle tabi olduğu, suç tarihinde yürürlükte bulunan ve lehe olan 765 sayılı TCK’nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen dava zamanaşımının, suçun işlendiği 29.04.2004 tarihinden, temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, sair yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı yasanın 322 nci maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanıklar hakkında dolandırıcılık suçundan açılan kamu davalarının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı TCK’nun 102/4, 104/2 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞÜRÜLMESİNE, IV-Sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin “resmi belgede sahtecilik” suçundan kurulan mahkümiyet hükümlerine yönelen temyizlerinde; Yapılan duruşmaya toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine ancak: Malatya Devlet Hastanesinin akaryakıt ihalesini alan ve Komşu Akaryakıt Turizm Taşımacılık Tekstil ve Ticaret Sanayii Ltd. Şti.nin yetkilisi olan sanıklar ..., ... ve ...'nın sahte fiyat farkı belgesi, kantar fişleri, analiz raporlarına istinaden düzenlenen verile emirleri ve tahakkuk müzekkereleriyle haksız ve mükerrer ödeme yapılmasına sebebiyet vermek olarak iddia ve kabul olunan eylemlerinin suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK’nun 342/1 ve 80 ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı TCK’nun 204/1 ve 43/1. maddelerinde öngörülen zincirleme biçimde resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı göz önüne alınıp buna göre kararın gerekçe bölümünde; 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasa ile sonradan yürürlüğe giren 5237 sayılı Yasanın ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın tespiti gerektiği gözetilmeden, bu ilkelere uyulmadan ve uygulamalı karşılaştırma yapılmadan denetime olanak vermeyecek şekilde soyut ifadelerle 5237 sayılı Yasa hükümlerinin lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, 28.12.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.