Yargıtay · 11. Ceza Dairesi
Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2008/10492 E. 2012/3813 K. – Dolandırıcılık
Konu: Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2008/10492
- Karar No
- 2012/3813
- Karar Tarihi
- Konu
- Dolandırıcılık, Resmi Belgede Sahtecilik
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik HÜKÜM : ...: Sanığın 765 sayılı Yasanın 342/3-4, 59/2. maddelerine göre 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına,
Sanık ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezanın süresine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi gereğince REDDİNE karar verilip incelenerek gereği görüşüldü. I-Sanıklar ..., ... ve ...'ın resmi belgede sahtecilik suçlarından mahkumiyetlerine dair hükümlere yönelik müdafilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanıklar ... ile ...'ın sahte noter vekaletnamesi düzenleyip kullanmaktan ibaret oluşa uygun olarak sübutu kabul edilen eylemlerinin, suça konu belgenin kanun hükmü gereği sahteliği sabit oluncaya kadar geçerli belge niteliğinde olması nedeniyle 765 sayılı TCK.nun 342/2. (5237 sayılı TCK.nun 204/1-3) maddesinde öngörülen resmi belgede sahtecilik suçuna uygun bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde eksik ceza tayini isabetsizliği aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamış, aynı nedenle sanıklar hakkında CMK.nun 231. maddesinin uygulanma imkanı bulunmadığından ve tekerrüre esas sabıkası bulunan sanık ... hakkında 765 sayılı Yasanın uygulanması halinde anılan Yasanın 81. maddesinin de uygulanması gerektiğinden 5237 sayılı Yasanın adı geçen sanığın lehine olduğu anlaşıldığından tebliğnamedeki bozma isteyen aksi yöndeki düşüncelere iştirak edilmemiştir. Sanıklar ... ve ... ile suçtan önce kasıtlı bir başka suçtan mahkumiyeti bulunması nedeniyle 5728 sayılı Yasayla değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanık ... hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya içeriğine göre sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak; 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin 1. fıkrasının c bendinde yer alan hak yoksunluğunun, aynı maddenin 3. fıkrasına göre koşullu salıverilen hükümlünün kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet kayyımlık yetkileri açısından koşullu salıverilmeye kadar uygulanabileceği gözetilmeden sanık ... hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı Yasanın 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hüküm fıkrasından sanık ... ile ilgili 5237 sayılı Yasanın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, yerine, “53. maddenin 3. fıkrası uyarınca 1. fıkranın c bendinde yer alan kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkranın diğer bentlerinde yazılı haklardan cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” denilmek suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan sanık ... hakkındaki hükmün DÜZELTİLEREK, sanıklar ... ve ... haklarında ise eleştiriler dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin doğrudan ONANMASINA, II-Sanık ...'un dolandırıcılık suçundan mahkumiyetine dair hükme yönelik müdafiinin temyiz itirazlarına gelince; 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7 ve 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddeleri hükmü karşısında; yüklenen suçun tabi olduğu suç tarihinde yürürlükte bulunan ve sanık lehine olan 765 sayılı TCK.nun 102/4. maddesinde öngörülen asli dava zamanaşımının, kesici son işlem olan sanığın sorgusunun yapıldığı 03.07.2006 tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan sair yönleri incelenmeksizin hükmün 5320 sayılı Yasanın 8/1. yollamasıyla 1412 sayılı CMUK.nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden aynı Yasanın 322. maddesinde öngörülen yetkiye dayanılarak sanık hakkında açılan kamu davasının gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle 765 sayılı Yasanın 102/4 ve 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddeleri gereğince DÜŞÜRÜLMESİNE, 20.03.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.