Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2007/8641 E. 2010/6073 K. – Kamu Görevlisini

Konu: Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2007/8641
Karar No
2010/6073
Karar Tarihi
Konu
Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Kamu Görevlisinin Resmi Belgede Sahteciliği HÜKÜM : ...: 765 S.K 339/1,64/2,59/2.mad. uyarınca 2 yıl 1 ay hp, ...: 5237 S.K 204/2,39/1,62/1.mad.uyarınca 1 yıl 3 ay hp., ...: 5237 S.K 204/2,62/1.mad. uyarınca 2 yıl 6 ay hp., ...: 5237 S.K 204/2,62/1.mad. uyarınca 2 yıl 6 ay hp. I-Sanıklar ..., ..., ... hakkında kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar müdafiilerinin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Sanık ... hakkında, koşulları oluşmadığı halde 765 sayılı TCK.nun 59/2.maddesi uygulanmasıyla cezasından indirim yapılması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır. Hükmolunan hapis cezalarının süresi itibariyle 5728 Sayılı Yasa ile değişik CMK.nun 231. maddesinin uygulanması olanağı bulunmayan sanıklar hakkında yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre sanıklar müdafiilerinin suçun sabit olmadığına, delil bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; Sanıklar ... ve ...’ın eyleminin, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 339/1. ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın 204/2. maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahtecilik suçunu oluşturacağı kabul olunarak lehe yasanın belirlenmesi sırasında yapılan uygulamalı karşılaştırmaya göre her iki yasa uyarınca temel cezanın alt sınırdan 3 yıl hapis cezası şeklinde tayin olunduğunun anlaşılması karşısında; 765 Sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması itibariyle 5237 Sayılı Yasanın aleyhe olduğu gözetilmeden 5237 Sayılı Yasadaki cezanın üst sınırı itibariyle lehe olduğundan bahisle yazılı şekilde 5237 Sayılı Yasaya göre hüküm kurulması, Yasaya aykırı ise de; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK. nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm fıkrasındaki sanıklar ... ve ... ile ilgili “5237 sayılı Yasanın 204/2,62. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkumiyetlerine” ibarelerinin çıkartılması ve yerine “765 sayılı Yasanın 339/1,59. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezasıyla mahkumiyetlerine” ibarelerinin yazılması suretiyle diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan adı geçen sanıklar hakkındaki hükümlerin DÜZELTİLEREK, sanık ... hakkında 765 sayılı Yasanın 339/1,64/2.59. maddeleri uyarınca tayin olunan 2 yıl 1 ay hapis cezasıyla mahkumiyet hükmünün ise DOĞRUDAN ONANMASINA, II-Sanık ... hakkında kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafiinin temyiz itirazına gelince; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine ve incelenen dosya içeriğine göre sanık müdafiinin cezanın ertelenmesi gerektiğine, suçun sabit olmadığına, delil bulunmadığına, soruşturmanın eksik yapıldığına, fazla ceza verildiğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak; 1-Sanığın, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı Yasanın 339/1,65/3. ve suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 5237 Sayılı Yasanın 204/2,39/1. maddelerinde öngörülen memurun resmi belgede sahtecilik suçuna iştirak ettiği kabul olunarak lehe yasanın belirlenmesi sırasında yapılan uygulamalı karşılaştırmaya göre her iki yasa uyarınca temel cezanın alt sınırdan 3 yıl hapis cezası şeklinde tayin olunduğunun anlaşılması karşısında; 765 Sayılı Kanunda yer almayıp, 5237 Sayılı TCK. nun 53. maddesinde düzenlenen ve hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu uygulanan güvenlik tedbirlerinin bulunması itibariyle 5237 Sayılı Yasanın aleyhe olduğu gözetilmeden 5237 Sayılı Yasadaki cezanın üst sınırı itibariyle lehe olduğundan bahisle 5237 Sayılı Yasaya göre yazılı şekilde hüküm kurulması, 2-Hükümden sonra 08.02.2008 günlü 26781 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 5728 sayılı Yasanın 562. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK. nun 231. ve TCK. nun 7/2. maddeleri gereğince, hükümlü hakkında “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” karar verilip verilmeyeceğinin takdirinde zorunluluk bulunması, Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 Sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 Sayılı CMUK. nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.05.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2007/8641, K. 2010/6073, T. 17.05.2010, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2007-8641-e-2010-6073-k-3dbd4787bc40