Yargıtay · 11. Ceza Dairesi

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2006/7563 E. 2009/3917 K. – Resmi Belgede

Konu: Resmi Belgede Sahtecilik,suça İştirak

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Ceza Dairesi
Esas No
2006/7563
Karar No
2009/3917
Karar Tarihi
Konu
Resmi Belgede Sahtecilik,suça İştirak

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Resmi Belgede Sahtecilik,Suça İştirak. HÜKÜM : Sanıkların 5237 sayılı TCY.'nın 38/1 yolu ile 204/2,62. madde ve fıkraları uyarınca 2'şer yıl 6'şar ay hapis cezasına ilişkin.

Sanıklar ... ve ... müdafiinin vaki duruşmalı inceleme isteminin hükmolunan cezaların sürelerine göre koşulları bulunmadığından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 318. maddesi uyarınca reddine oybirliğiyle karar verilerek yapılan incelemede gereği görüşüldü: Sigortalı işe giriş bildirgelerini, SSK Sakarya ve Bilecik Sigorta İl Müdürlüklerine yasal süresi içerisinde vermediği (en son verilme tarihi 30.04.2004) için hakkında uygulanacak olan idari para cezasından kurtulmak amacıyla, PTT yolu ile iadeli taahhütlü olarak gönderilen işe giriş bildirgelerinde, kurumca postaya verilme tarihinin esas alındığını bilen, ... İnşaat Turizm ve Pazarlama Limited Şirketi yetkilisi sanık ...’ın, söz konusu işe giriş bildirgelerini 30.04.2004 tarihinde iadeli taahhütlü olarak gönderilmiş gibi işlem yaptırıp adı geçen Sigorta İl Müdürlüklerine gönderilmesi için hazırladığı iki adet zarfı, 06.05.2004 tarihinde şirket sekreteri sanık ...’e vermesi, bu sanığın da aynı gün, Akyazı PTT Merkezi’ne bağlı Kuzuluk Şubesi’nde dağıtıcı olarak görev yapan sanık ...’ın yanına, onun tanıdığı ancak kim olduğu tespit edilemeyen bir kişi ile birlikte gelmesi ve bu kişiler tarafından ikna edilen sanık ...’ın da, 06887 ve 06888 taahhüt numaralarına kaydettiği bahse konu iki adet gönderi zarfını, 30.04.2004 tarihinde kabul edilmiş gibi işlem yapıp damgalaması ve diğer sanıkların da, eyleme iştirak etmesinden ibaret olayda, suç tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK.nun 80. maddesinin uygulanma koşulları oluşmakta ise de, farklı bir düzenleme getiren 5237 sayılı TCK.nun 43. maddesinin uygulanabilmesi için “bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi” gerektiği, aksi halde suçun, aynı anda bir kişiye karşı birden fazla işlenmesi halinde teselsülün gerçekleşmediğinin kabulü gerekeceği ve 765 sayılı TCK.nun 339/1 ve 80. maddeleri uygulanarak hükmolunacak cezanın, 5237 sayılı TCK.nun 204/2. maddesi hükmüne nazaran açıkça sanıklar lehine olacağı anlaşıldığından, mahkemece 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9/3. maddesi uyarınca lehe olan hüküm belirlenirken, temel cezanın alt sınırdan tayini halinde, 53. maddesinin uygulanması nedeniyle 5237 sayılı Yasanın sanıklar aleyhine olacağı gözetilmeden, cezaların üst sınırı esas alınarak, zincirleme suç hükümleri tartışılmaksızın, aynı Yasanın sanıklar lehine olduğu kabul edilmek suretiyle 765 sayılı TCK.nun 339/1 ile 5237 sayılı Yasanın 204/2. madde hükümlerinin karşılaştırılması sonuca etkili görülmemiştir. Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma neticelerine uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, 5237 sayılı Yasanın sanıklar lehine olduğunu kabul eden mahkemenin takdirinde bir isabetsizlik görülmemiş olmakla, sanıklar müdafiilerinin suçun sübuta ermediğine ilişen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak: 1-5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrasına aykırı olarak sanıkların aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihleri yerine cezaların infazları tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına karar verilmesi, 2-5271 sayılı CMK.nun 324/1 ve 326/2. maddeleri uyarınca, iştirak halinde işlenen suçlarda sanıkların, sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinden ayrı ayrı, geriye kalan ortak yargılama giderlerinden eşit şekilde sorumlu oldukları gözetilmeden yazılı şekilde sebebiyet verdikleri yargılama giderleri ayrık tutulmaksızın eşit olarak tahsiline karar verilmesi, Yasaya aykırı ise de, yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususun 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar yönünden hüküm fıkrasında yer alan 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin uygulanmasına ve yargılama giderlerinin tahsiline ilişkin bölümlerin çıkartılarak yerlerine “Sanıkların 5237 sayılı TCK.nun 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, 1. fıkranın (c) bendinde yer alan alt soy üzerindeki haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1. fıkrada yazılı diğer haklardan cezaların infazları tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmalarına” ve “Sanıkların sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin kendilerinden ayrı ayrı, geriye kalan ortak yargılama giderlerinin ise sanıklardan eşit şekilde tahsiline” denilmek suretiyle, eleştiri dışında sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 06.04.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Ceza Dairesi, E. 2006/7563, K. 2009/3917, T. 06.04.2009, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-ceza-dairesi-2006-7563-e-2009-3917-k-7ee40d314dbe