Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/5104 E. 2026/5044 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/5104
Karar No
2026/5044
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3337 E., 2025/1946 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kayseri 1. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/141 E., 2023/174 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 4/1-a, 4/1-b kapsamdaki sigortalılk süreleri ile 3201 sayılı Kanun kapsamında yaptığı borçlanma sürelerine göre 16.11.2018 tarihli talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde; kararın eksik araştırma ve inceleme sonucu verildiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 4/1-a, 4/1-b kapsamdaki sigortalılk süreleri ile 3201 sayılı Kanun kapsamında yaptığı borçlanma sürelerine göre 16.11.2018 tarihli talebine istinaden yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesi istemine ilişkindir. İnceleme konusu davada, 15.03.1965 doğumlu ve 18.07.2002 tarihinde Türk Vatandaşlığından izinle çıkan davacının temyiz aşamasındaki geri çevirme kararı ile dosya içine alınan bilgi ve belgelerine göre, Türkiye'de bulunan ve 26.06.2014-28.06.2014 tarihleri arasındaki 3 günlük, 13.03.2017-16.03.2017 tarihleri arasındaki 4 günlük 4/1-a kapsamdaki bildirimlerinin iptal edildiği, davacının yurt dışı borçlaması kapsamında 05.03.2015 tarihinde 01.03.1996-18.07.2002 tarihleri arasındaki yurtdışı çalışma ve işsizlik süresinden 2297 günlük sigortalılık süresini ve 06.07.2017 tarihinde 01.04.1987-20.07.1991 tarihleri arasındaki çalışma ve işsizlik 1550 günlük sigortalılık süresini 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olarak ödediği, davalı Kurumun Türkiye'de geçen 4/1-a kapsamdaki sigortalılık sürelerini iptali üzerine tüm yurt dışı borçlanma süresinin 4/1-b kapsamda sigortalılık süresine dönüştüğü, davacının 16.11.2018 tarihli yaşlılık aylığı tahsis talebinin reddedilmesi üzerine eldeki davanın açıldığı, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Karar eksik araştırma ve incelemeye dayalıdır. 3201 sayılı Kanun'un "Süre tespiti, sigortalılığın başlangıcı ve sürelerin değerlendirilmesi" başlıklı 5. maddesine, 17.7.20 19... sayılı Kanun'un 10. md. ile 4. bent olarak eklenen ek fıkra ile yurt dışı hizmet borçlanmasına ait süreler 5510 sayılı Kanunun 4 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında geçmiş sigortalılık süresi olarak kabul edileceği düzenlenmiştir. Eldeki davada davacının her iki yurt dışı borçlanmasının ise bu düzenlemeden önce yapılmış olduğu, düzenleme öncesinde de sigortalıların, Türkiye'de kapsamda bulundukları son sosyal güvenlik kolundan borçlanma talebinde bulunabileceği gözetilerek, Mahkemece yapılacak iş; öncelikle davacının Türkiye'de geçen ancak sahte bildirim olduğu gerekçesi ile iptal edilen 4/1-a kapsamdaki 26.06.2014-28.06.2014 tarihleri arasındaki 3 günlük, 13.03.2017-16.03.2017 tarihleri arasındaki 4 günlük bildirimlerinin davacı tarafından geçerli olduğuna dair iddiasının olup olmadığı hususunda talebi açıklattırılarak şayet davacının bu bildirimlerinin sahte olmadığı, geçerli olduğu iddia ve talebi var ise bu bildirimlere ait hizmet akdinin gerçekten varolup olmadığına ilişkin incelemeyi kamu düzenini ilgilendiren bir hizmet tespiti davası olarak görüp tarafların göstereceği ve re'sen gözeteceği deliller kapsamında inceleyerek hizmet akdinin varlığının açık ve net olarak tespitini yapmak, Hizmetlerden 26.06.2014-28.06.2014 tarihleri arasındaki hizmetlerin geçerli olması halinde her iki borçlanma ödemesinin 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olacağı, sadece 13.03.2017-16.03.2017 tarihleri arasındaki hizmetlerin geçerli olması halinde ise 06.07.2017 tarihinde ödenen yurtdışı borçlanma süresinin 4/1-a kapsamda sigortalılık süresi olacağı kabul edilerek buna göre yaşlılık aylığı koşullarının değerlendirilip varılacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir. Bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir. VI.KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.04.2026 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2026/5104, K. 2026/5044, T. 20.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2026-5104-e-2026-5044-k-a56ae84aef27