Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/3576 E. 2026/5211 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3576
- Karar No
- 2026/5211
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2693 E., 2025/3442 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 17. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/30 E., 2024/237 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde, müvekkili davacının eşi ... ..'ın 29.09.1981 tarihinden itibaren ..'da işçi olarak çalıştığını ve 31.03.2022 tarihine kadar devam eden bu çalışmalarından sonra vefat ettiğini, davacının 20.12.2023 tarihinde davalı Kuruma başvuruda bulunmak suretiyle 5510 sayılı Kanun'un 32. maddesine göre ölüm sigortası kolundan aylık bağlanması için ... eşi ... ..'ın yurt dışında Türk Vatandaşı olarak geçen 1800 günlük çalışmasının 3201 sayılı Kanun'a göre borçlandırılmasını talep ettiğini, davalı Kurumun 23.01.2024 tarihli ret cevabında, muris sigortalı ile davacının 05.01.1998 tarihinde Türk Vatandaşlığını izinli olarak kaybetmiş olmaları sebebiyle, borçlanma talebinin kabul edilmediğini bildirdiğini belirterek, Kurumun ret işleminin iptali ile davacının, eşi ... ... ..'ın Türk Vatandaşı olduğu dönemde ..'da geçen 1800 günlük hizmet süresini, 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde, görev, yetki, derdestlik, husumet ve hak düşürücü süre gibi ilk itirazları ile zamanaşımı defilerinin olduğunu,dava konusu uyuşmazlık nedeniyle Kuruma usulüne uygun bir başvuru olup olmadığının resen araştırılarak başvuru olmaması halinde davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini beyanla davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kabulü ile Davacının murisi ... ..’ın Türk vatandaşı iken yurt dışında geçen 1800 günlük hizmetini taleple bağlı dava tarihindeki borçlanmaya esas prim üzerinden 3201 sayılı Kanun'a göre borçlanabileceğinin tespitine, aksine Kurum işleminin iptaline," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde, davacının ve ... eşinin 05.01.1998 tarihinde Türk vatandaşlığından ayrıldığını, sadece yurt dışında geçen çalışmaların geçtiği sırada Türk vatandaşı olmasının yeterli olmadığını başvuru sırasında da vatandaşlık şartının sağlanması gerektiğini, kararın bozulması talep edilmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının ... eşi ... ..'ın ..'da işçi olarak çalışmaya başladığı tarihin yurt dışı borçlanmaya esas kabul edilmesi istemine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, dosyada yer alan tüm bilgi ve belgelerin incelenmesinde verilen hükmün yerinde olduğu anlaşılmakla davalı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 21.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.