Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/2534 E. 2026/4083 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2534
- Karar No
- 2026/4083
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/2311 E., 2025/3688 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 12. İş Mahkemesi SAYISI : 2023/265 E., 2025/146 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının işveren ... Plast Plastik San Tic A.Ş.’ne ait iş yerinde 01.03.1997 tarihinde, hizmet akdine dayalı, günün asgari ücretiyle, 1 (bir) gün çalıştığının tespitine ve sigortalılık başlangıcının da 01.03.1997 olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde Kurum kayıtlarında davacının, ... sicil numarası ile kayıtlı iş yerinden verilen 01.03.1997 tarihli ilk işe giriş bildirgesinin ve işverenin dönem bordrosunun bulunmadığını, davacıya ait işe giriş bildirgesi verilmiş olsaydı dahi çalışmaları gösteren dönem bordrolarının olmaması çalışmanın fiili olmadığı anlamını taşıdığını, eylemli çalışmanın Yargıtay İçtihatlarında öngörülen yönteme uygun biçimde araştırılıp kanıtlanması gerektiğini beyan etmek suretiyle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk derece mahkemesince yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "..."tüm dosya kapsamı ve toplanan delillere göre: Mahkememizce yeminle dinlenen gerek davacı tanıkları gerekse bordro tanıkları birbirini teyit eden ifadelerinde, davacının beyanını doğrulamışlar, dosyaya sunulan diğer deliller ve fotoğraflar ile belirtilen tarihte işyerinin gerçek ve faal olduğu davacının burada çalıştığı belirlenmiştir. Nüfus kaydına göre davacının 01.03.1997 tarihinde ... görmediği, askerlik yapmadığı, 18 yaşından büyük olduğu, işçi – işveren imzalı ilk işe giriş bildirgesinin 26.03.1997 tarihinde Kuruma verildiği, işe giriş bildirgesinin 5 yıllık hak düşürücü süre içinde Kurum kayıtlarına intikal ettiği, bu duruma göre artık hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceği, dava konusu işe giriş bildirgesinin sahteliği konusunda Kurumun beyanı olmadığı, işe giriş bildirgesinde yazılı olan dava konusu tarihte işe giriş bildirgesini Kuruma veren ... Plastik San. Tic. A.Ş firmasına ait işyerinin faal olduğu ayrıca davada dinlenen davacı ile aynı işyerinde çalışan bordro tanıklarının beyanları hep birlikte değerlendirildiğinde davacının 01.03.1997 tarihinde en az bir gün hizmet akdine istinaden çalıştığı ve o günün asgari ücretini aldığı sonucuna varıldığından, davanın kabulü ile aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir..." gerekçesiyle, davanın kabulü ile davacının davalı kurumda ... sicil numarasında kayıtlı işyerinde 01.03.1997 tarihinde hizmet akdine tabi olarak cari asgari ücret ile 1 gün süreyle çalıştığının ve sigortalılık başlangıç tarihinin 01.03.1997 tarihi olduğunun tespitine, karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Kurum vekili süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, Kurum işleminin yerinde olduğunu, davanın reddi gerektiğini belirterek, temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 08.04.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.