Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2026/1618 E. 2026/3067 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/1618
- Karar No
- 2026/3067
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ:İş Mahkemesi SAYISI : 2024/389 E., 2025/276 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen asıl ve birleşen davaya ilişkin karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1.Davacı vekili dava dilekçesinde, 01.03.1981 tarihinde davalı ....'de çalışmaya başladığını, bu çalışması nedeniyle işveren şirket tarafından. 01.02.1981 tarihinde işe giriş bildirgesi verdiğini, müvekkilinin isminin ... ... olarak yazıldığını, müvekkilinin evlenerek soyadının ... olduğunu, davalı şirketçe 2,5 yıl müvekkilinin sigorta primlerinin yatırılmadığını, müvekkilinin sigortalılık başlangıç tarihi olan 01.04.1981 tarihinin sigortalılık başlangıç tarihi olarak kabul edilmesi ve 01.04.1981 tarihinden emeklilik talep ettiği tarihe kadar geçen süre içinde davalı işverence ödenmeyen primlerin tespiti ile bu hizmetlerinin diğer hizmetleri ile birleştirilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiş, duruşmada davacı vekili taleplerinin müvekkilinin sigorta başlangıç tarihini 01.03.1981 olarak tespiti talebi olduğunu, bu nedenle işveren hakkındaki davalarının atiye bıraktıklarını beyan etmiştir. 2.Birleşen davada davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, 01.03.1981 tarihinde ....'nde çalışmaya başlamış olup, işbu şirket tarafından 01.03.1981 tarihli işe giriş bildirgesi düzenlenmiş olduğu, Müvekkilinin ismi ... olmasına rağmen işe giriş bildirgesine ... ... olarak yazılmış olduğu, bununla birlikte müvekkilinin evlenmeden önceki soyadı ... olup, işe giriş bildirgesinde de bu soyadı yazmakta olduğu, 2,5 yıl çalışmasına rağmen, şirket tarafından sigorta bildirimleri yapılmamış ve ödenmesi gereken sigorta primleri ödenmemiş olduğundan bahisle 01.03.1981 tarihli ... sigorta sicil numaralı işe giriş bildirgesinde yer alan bilgilerin müvekkili ...'ye ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekilinin cevap dilekçesinde, hak düşürücü sürenin dikkate alınması gerektiğini, feri müdahilliklerine karar verilmesi taleplerinin bulunduğunu, işe giriş bildirgesinin tek başına yeterli olmadığını, çalışmanın kurum kayıtlarına eşdeğer belgelerle kanıtlanması gerektiğini, dava açılmasına kurumun sebebiyet vermediğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 17.03.2016 tarihli kararı ile davanın kabulü ile davacının sigorta başlangıcının 01.03.1981 tarihi olduğunun tespitine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı Mahkemenin 17.03.2016 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine (Kapatılan) 21. Hukuk Dairesinin 23.11.2017 tarihli kararı ile "... işe giriş bildirgesindeki kimlik bilgileri ile nüfus müdürlüğündeki kimlik bilgileri arasındaki bilgilerin ve giriş bildirgesindeki sigorta sicil numarası ile hizmet döküm cetvelindeki sigorta sicil numarası farklı olduğundan, işe giriş bildirgesinin davacıya ait olup olmadığını araştırmak, işe giriş bildirgesi davacıya ait değilse hak düşürücü süreyi değerlendirip sonucuna göre bir karar vermek; işe giriş bildirgesi davacıya ait ise toplanan deliller karar vermeye yeterli olmadığında, tespiti istenen dönemde çalışması bulunan diğer bordro tanıklarının adresini ... Kurumu ve zabıta marifetiyle araştırıp tespit ederek bu tanıkları dinlemek, bordrolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya bunların tanıklığıyla yetinilmediği taktirde, gerek ... ilgili il müdürlüğünden, gerekirse zabıta, vergi dairesi ve meslek odası aracılığı ve muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu iş yeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tespit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak tanık beyanları arasındaki çelişkiyi gidermek ve davacının işe giriş ve çıkış sürelerini net belirlemek ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Kanun'un 2,6,9 ve 79/10 maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen İkinci Karar Mahkemenin 15.10.2020 tarihli kararı ile "...bozma konusu edilen hususlar da birlikte değerlendirildiğinde dosyaya sunulan işe giriş bildirgesi üzerinde konusunda uzman bilirkişi marifeti ile yaptırılan imza incelemesinde işe giriş bildirgesi üzerindeki hak sahibine ait olduğu iddia olunan imzanın davacı ...'ya ait olmadığı tespit edilmiş olduğundan, bozma ilamında tespit edilen nokta yönünden imzanın davacıya ait olmaması halinde açılan davanın hak düşürücü süre yönünden değerlendirilmesi yoluna gidilmiş ve dava edilen 01.04.1981 tarihindeki tespit için hak düşürücü sürenin o yılın sonundaki yılın başından başlayarak 5 yıl sonra düşeceği, bu sürenin de en son 31.12.1986 tarihinde dolduğu anlaşılmakla eldeki davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur...." gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle usulden reddine,karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı Mahkemenin kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin 25.05.2021 tarihli kararında; "...Mahkemece; davacının talebinin hak düşürücü süreye uğramadığı, işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olmadığına ilişkin alınan bilirkişi raporunun işe giriş bildirgesinin davacıya ait olmadığı anlamına gelmediği gözetilerek esasa girilmeli, nüfus müdürlüğündeki bilgiler ile dinlenilen tanık beyanları gözetilerek inceleme yapılarak bir karar verilmelidir..." gerekçesiyle karar bozulmuştur. D. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Üçüncü Karar Mahkemenin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...Tüm dosya kapsamına göre, Kurum kayıtlarında görülen sigortalılık başlangıç tarihine göre eldeki davanın açılmasında davacının hukuki yararının bulunduğu, sigortalı işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmesi nedeniyle hak düşürücü sürenin işlemediği, işe giriş bildirgesinde yazılı isim ve doğum tarihi ile davacının nüfus kayıtları uyarınca isim ve doğum tarihinin farklı olduğu, bu hususta yazılan müzekkere uyarınca, işe giriş bildirgesinde bilgileri yazılı ... kızı 1968 doğumlu ... ... isminde bir kişinin kaydına rastlanmadığının bildirildiği, bu halde işe giriş bildirgesinin davacıya ait olduğunun kabul edildiği, dava açıldığı tarihte, işe giriş bildirgesinde yazılı sigorta sicil numarası ile davacının güncel olarak kullandığı sigorta sicil numarasının farklı olduğu, bu durumun Kurumun davacıya davaya konu 01.03.1981 tarihli ilk işe giriş bildirgesi ile verilen ... sigorta sicil numarası sonrasında mükerrer olarak tekrardan sigorta sicil vermesinden kaynaklandığı, davacı vekili tarafından sigorta başlangıç tarihinin tespiti talebine ilişkin yapılan başvuruya istinaden kurum tarafından yapılan inceleme sonucunda, iptal ipka (birleştirme) işlemi yapılarak davacının sigorta sicil numarasının ... sigorta sicil numarasında birleştirildiği , davacı vekilinin başvurusu sonucunda, Kurum tarafından döneme ilişkin bordro bulunmadığından davacının talebinin reddi yönünde işlem tesis edildiği, 01.03.1981 tarihli işe giriş bildirgesinin verildiği ... unvanlı ... sicil numaralı iş yerinin Kanun kapsamında olduğu, tespite konu dönem yönünden ...'ya işveren tarafından bordro verilmediği, mahkememizce dinlenen bordro tanığı ...'ın davacının davaya konu tarih itibari ile çalışmasını doğruladığı, tanığın 02.01.1981 - 31.03.1981 tarihleri arasında ... sicil numaralı ... unvanlı iş yerinden, 01.04.1981 tarihinde bir gün ... sicil numaralı .... .... ünvanlı iş yerinden sigortalı olduğu, bu iş yerleri ile davacının işe giriş bildirgesinin verildiği ... sicil numaralı iş yerinin aynı adreste bulunduğu ve aynı iş yerine ilişkin olduğu, her ne kadar grafoloji raporunda, işe giriş bildirgesi üzerindeki imzanın davacıya ait olmadığı tespit edilmiş ise de, aradan geçen süre zarfı da gözetilerek bu durumun davacı aleyhine yorumlanamayacağı, işe giriş tarihi itibari ile 18 yaşından küçük olan davacının ilkokul mezunu olduğu ve işe giriş tarihi itibari ile herhangi bir öğretim gördüğüne dair bilgi edinilemediği, Kurum kayıtlarına intikal ettirilen ve sahteliği ileri sürülmeyen işe giriş bildirgesinin işyerinde en az 1 gün süre ile çalışmaya karine teşkil ettiği..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulü ile 01.03.1981 tarihli işe giriş bildirgesinin davacıya ait olduğunun tespitine, davacının 01.03.1981 tarihinde bir gün süreyle asgari ücretle 506 sayılı Kanun'a tabi sigortalı olarak çalıştığının tespitine, 506 sayılı Kanun'un 60-... maddesine göre davacının sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 02.02.1985 tarihi olduğunun tespitine ve 01.03.1981 tarihindeki 1 günlük çalışmasına ait primlerinin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesi gerektiğinin tespitine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini beyanla kararı temyiz etmiştir.
B. Değerlendirme ve Sonuç Uyuşmazlık, sigorta başlangıcının tespiti istemine ilişkindir. 1.5510 sayılı Kanun'un Geçici 7. maddesi yollamasıyla uygulanan ... 506 sayılı Kanun'un 60/... maddesinde "Bu maddenin uygulanmasında; 18 yaşından önce malullük, yaşlılık ve ölüm sigortalarına tabi olanların sigortalılık süresi, 18 yaşını doldurdukları tarihte başlamış kabul edilir. Ancak bu tarihten önceki süreler için ödenen malullük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primleri prim ödeme gün sayılarının hesabına dahil edilir" hükmü öngörülmüştür. Öte yandan, aynı kanunun Geçici 54 üncü maddesinde, 01.04.1981 tarihinden önce malullük,yaşlılık ve ölüm sigortalarına tescil edilmiş olanlar hakkında 60 ıncı maddenin (...) bendi uygulanmaz” hükmü mevcuttur. 2.Eldeki davada, davanın kabulüne ilişkin verilen karar yerinde olmakla birlikte; 01.03.1981 tarihinin sigorta başlangıcı olduğunun tespiti talepli davada, sigorta başlangıcı tarihinin 01.03.1981 tarihi olduğunun tespiti yerine yasanın 60/... maddesinin uygulanarak davacının 18 yaşını ikmal ettiği tarih olan 02.02.1985 tarihinin, sigorta başlangıcı olduğunun tespitine şeklinde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. 3.Ne var ki bu konuların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Davalı Kurumun diğer temyiz itirazlarının reddine; 2.Davalı Kurumun temyiz itirazının kabulü ile Mahkeme hükmünün, 3 üncü paragrafının tamamen silinerek yerine, "...Davacının ... Şirketi ünvanlı işverenin ... sicil no.lu işyerinde 01.03.1981 tarihinde (1) gün süre ile sigortalı çalıştığının ve sigorta başlangıç tarihinin 01.03.1981 tarihi olduğunun tespitine," ibarelerinin yazılmasına, ve hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.