Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9661 E. 2025/12110 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9661
- Karar No
- 2025/12110
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/322 E., 2025/80 K. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 11.02.2015 tarihinde davalı Kuruma yazılı başvuru yaparak vefat eden sigortalı eşi ...’dan kendisine ölüm aylığı bağlanmasını talep ettiğini, davalı Kurumca müvekkilinin eşini kasten öldürdüğü gerekçesiyle başvurusunun reddedildiğini, Erzincan Ağır Ceza Mahkemesinin 2015/191 Esas ve 2015/227 Karar sayılı kararı ile müvekkili hakkında kasten yakın akrabayı öldürmek suçundan ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verildiğini, Mahkeme kararında da anlatıldığı üzere müvekkilinin sürekli ailesine şiddet uygulayan ve oğluna karşı hayati tehlike oluşturacak şekilde birden fazla bıçakla yaralama olayı karşısında haklı olarak oğlunu kurtarmak amacıyla meşru müdafaada heyecan korku ve telaşla sınırı aşarak eşini öldürmek zorunda kaldığını ileri sürerek davalı Kurum işleminin iptali ile müvekkilinin ölüm aylığına hak kazandığının tespitine, 11.02.2015 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlanmasına ve birikmiş her bir ölüm aylığının ödenmesi gereken tarihten itibaren ödeme tarihine kadar işlemiş yasal faiziyle birilikte müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/191 Esas ve 2015/227 Karar sayılı kararında ...'nın sigortalı ...'yı kasten öldürdüğü sabit olduğundan davacıya ölüm aylığı bağlanamadığını, bu nedenle Kurumca yapılan işlemlerin tamamıyla mevzuat hükümleri çerçevesinde yerine getirilmiş olduğundan aksi yönde işlem tesis edilmesinin mümkün bulunmadığını, bu nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli kararı ile davacının kendisinden aylık bağlanacak sigortalıyı kasten öldürdüğü, Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinde yargılandığı, eyleminin sabit görüldüğü ancak meşru savunma halinde sınırın aşılmasını maruz görülebilecek heyecan, korku veya telaştan hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, 5510 sayılı Kanun'un 56/a maddesinde sigortalıyı kasten öldüren sigortalının hak sahibinden aylık alamayacağı hükmünün düzenlendiği anlaşıldığından Kurum işleminin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 02.04.2019 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A.Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 17.10.2019 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 23.02.2024 tarih, 2020/4487 E. ve 2024/1755 K. sayılı ilamı ile "1. Eldeki davada, davacının, kendisinden dolayı ölüm aylığı bağlanmasını istediği sigortalı eşinin ölümüne sebep olması nedeniyle yargılandığı Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli, 2015/191 Esas ve 2015/227 sayılı kararıyla; "olay günü maktul ...'nın elinde bıçak ile oğlu ...'i bıçak ile birden fazla kez hayati tehlike geçirecek şekilde yaraladığı, bu olay esnasında olay yerinde bulunan diğer çocuk olan ...'in de maktulü engellemeye çalıştığı fakat bir türlü engelleyemediği, oğlunun öldürebileceği endişesi ile sanığın ölüme engel olmak amacı ile o anki hal ve koşullara göre heyecan, korku ve telaştan maktulü elindeki bıçakla birden fazla kez vurarak ölümüne sebebiyet verdiği anlaşılmakla sanığın eyleminin mahkemece meşru müdafaa da sınır aşılmasının maruz görülebilecek bir heyecan, korku ve telaştan işlediği" kanaatine varılarak davacı hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, mahkeme kararı, temyiz edilmeden 23.12.2015 tarihinde kesinleşmiş; Mahkeme kararından, olayda sanığın eylemi, meşru savunma sınırın aşılması maruz görülebilecek bir heyecan, korku veya telaştan dolayı işlediği, eşini öldürme kastının bulunmadığı, meşru savunmada sınırın aşılmasından dolayı kusurlu sayılmayacağının anlaşıldığı ve eşe ölüm aylığı bağlanmasına engel olacak “kasten eşin öldürülmesi” halinin gerçekleşmemiş olduğu belirgindir. Faile, TCK 25 ve 27. maddesinde yazılı düzenlemeye göre ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmiştir. Davacının savunmadaki sınırı bilerek ve isteyerek aşmadığı, sanığın sigortalıyı kasten öldürdüğü kabul edilemeyeceğine göre Ceza Mahkemesinin gerekçeli kararında “kasten” ibaresi yazılmakla beraber belirtilmek istenenin, “davacının mazur görülebilecek bir heyecan, korku ve telaş nedeniyle meşru savunmada sınırı aştığı” olduğu, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanun'un 56. maddesine göre diğer şartlar mevcutsa ölüm aylığına hak kazandığı anlaşılmaktadır. 2. İlk Derece Mahkemesince yapılacak iş, tahsis şartlarının varlığını irdeleyerek, sonucuna göre davacının ölüm aylığına hak kazanıp kazanmadığına karar vermekten ibarettir. 3. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmaksızın eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan bozmayı gerektirmektedir." gerekçesi ile bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davanın kabulü ile ... ...'nın ölüm aylığına hak kazanmadığına ilişkin davalı Kurum işleminin iptali ile müteveffanın ölüm tarihine kadar ölüm aylığına hak kazandığının tespitine, ... ...'ya 01.03.2015 tarihinden itibaren ölüm tarihine kadar ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin ve birikmiş her bir ölüm aylığının ödenmesi gereken tarihten, ödeme tarihine kadar işleyecek yasal faiziyle birlikte ... ...'nın mirasçıları olan davacılara ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; Erzincan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.5015 tarihli, 2015/191 Esas ve 2015/227 Karar sayılı kararı ile ...'nın sigortalı ...'yı kasten öldürdüğü sabit olduğundan davacıya ölüm aylığı bağlanamadığını, Kurumca yapılan işlemlerin tamamıyla mevzuat hükümleri çerçevesinde yerine getirilmiş olup aksi yönde işlem tesis edilmesinin mümkün bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eşini öldüren ...'ya sigortalı olan eşinden dolayı dul aylığı bağlanıp bağlanamayacağına ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Kurum vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.