Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9605 E. 2025/16086 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/9605
Karar No
2025/16086
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/58 E., 2025/65 K.

Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı ve davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili, dava dilekçesinde, davacının davalı şirkete ait işyerinde 01.05.1992-19.05.2010 tarihleri arasında, ıslah dilekçesi ile askerlik süreleri hariç olmak üzere 01.09.1987-19.05.2010 tarihleri arasında kesintisiz çalışmalarının tespitini istemiştir. II. CEVAP 1.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 13.04.2023 tarihli 2017/37 Esas, 2023/118 Karar sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 11.10.20 23... /9143 Esas, 2023/9555 Karar sayılı kararı ile davacının çalıştığını iddia ettiği (... sicilli) işyerinin 01.03.1988-31.12.1996 tarihleri arasında ... ... adına kayıtlı olduğu, davalı ....'nin 15.03.1996 tarihinden itibaren tescil edilip tüzel kişilik kazandığı, bu suretle işyeri devrinin yapıldığının anlaşılması karşısında, 15.03.1996 tarihinden önceki dönem bakımından gerçek işveren tespit edilip davaya dahil edilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğu, Mahkemece, davacının talep edilen çalışma döneminde hangi işveren veya işverenler yanında çalıştığı hususunda, ayrıntılı beyanı alınmak suretiyle, gerçek işveren veya işverenler belirlenerek, her bir işveren yönünden çalışma döneminin ayrı ayrı tespit edilmesi gerektiği, dava dışı işveren bulunduğunun anlaşılması halinde HMK’nın 124 üncü maddesi gereğince husumetin doğru işverene yöneltilmesi için davacıya mehil verilerek, işverenin davaya iştirakinin sağlanması, davaya dahil edilen işverenin gösterdiği delillerin gerektiği ve elde edilecek sonuca göre taraflar lehine oluşan usuli kazanılmış haklar da gözetilerek hüküm kurulması gerektiğine işaret edilerek karar bozulmuştur. Bozma sonrası Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili; davacının 01.09.1987 tarihinden itibaren dava konusu işyerinde askerlik süresi hariç 19.05.2010 tarihine kadar sürekli çalıştığı halde, Mahkemece 15.03.1988 tarihinden itibaren hüküm kurulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Davalılardan şirket, ..., ...., ... ve ... vekilleri temyiz dilekçesinde özetle; davacının 01.05.1992 tarihinden itibaren ara ara çalıştığı günler şirket tarafından SGK'ya bildirildiğini, davacının 19 92... yılları arasında sürekli çalışması söz konusu olmadığını, tanık beyanlarının hüküm kurmaya elverişli olmadığını, davacının davasının reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. 3.Davalı Kurum vekili; hak düşürücü süre itirazlarının değerlendirilmediğini, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu, çelişkili ve doğruları yansıtmayan tanık ifadelerine dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesinin hatalı olduğunu, davacının davasının reddi gerektiğini belirtilerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık hizmet tespiti istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı ve davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun kararın ONANMASINA, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 26.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/9605, K. 2025/16086, T. 26.11.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-9605-e-2025-16086-k-432690ecdda7