Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/9426 E. 2025/13892 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/9426
- Karar No
- 2025/13892
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 33. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3264 E., 2025/631 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 20. İş Mahkemesi SAYISI : 2019/165 E., 2022/87 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının 18.12.2017 tarihinden 16.03.2018 tarihine kadar davacının kesintisiz çalıştığının tespitini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının müvekkili şirkette çalışmadığını, husumetten davanın reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği müvekkili şirkette değil ...isimli müvekkili şirketin de dönem dönem iş yaptığı Amerikan menşeili bir firmada çalıştığını, davacının dilekçesinde belirttiği üzere 3 ayı bile bulmayan çalışmasına ilişkin ödemelerin söz konusu şirketten yapıldığını, söz konusu şirketin müvekkili şirketle herhangi bir ortaklık durumunun söz konusu olmadığını, davacının bu iddiasını ispatlaması gerektiğini belirterek haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının dava dilekçesi ile Sosyal Güvenlik Kurumuna çalıştığı sürelerin bildirilmediğini ve gerekli prim ödemesi yapılmadığını, bu durumun müvekkilinin maddi kayba uğramasına ve emeklilik işlemlerinin gecikmesine neden olacağını, müvekkiline Aralık ayına ait maaş ödemesinin finans biriminde çalışma arkadaşı ve pozisyon olarak üstü olan ... tarafından müvekkilinin hesabına gönderildiğini, Ocak, Şubat ve Mart aylarında ise şirket CEO'sunun Amerika'da ortağı olduğu firma tarafından hesabına yatırıldığını belirterek 18.12.2017 tarihinden 16.03.2018 tarihine kadar davacının kesintisiz çalıştığının tespitini, çalıştığı günlere ait sigorta primlerinin yatırılmasına karar verilmesini talep ettiği, ilgili tüm bilgi ve belgelerin dosyaya celp edildiği, Avcılar Sosyal Güvenlik Merkezinden davacının hizmet döküm cetveli, davalı işyerinin dönem bordroları, İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünden davalı işyerinin ticaret sicil kayıtları, ... Genel Müdürlüğünden davacının ve ...'a ait hesap ekstreleri, ...Telekomünikasyon A.Ş.'den görüşme kayıtları, Avcılar Sosyal Güvenlik Merkezinden dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvellerinin dosya arasına alındığı, davacı tanıklarının dava konusu hakkında bilgisi ve görgüsüne başvurulduğu, dinlenen tanıkların hizmet döküm cetvellerinin dosya arasına alındığı, tüm dosya kapsamının tetkik edilmesi neticesinde kurumdan celp edilen belgeler ile davacının hizmet akdine tabi ve aralıkısz olarak çalışmış olduğu iddiasının ispatlanamadığı anlaşıldığından yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatları doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının tespit talep edilen dönemde herhangi bir işyerinden bildiriminin bulunmadığı, davalı işyerinin 14.03.2014 tarihinde yasa kapsamına alındığı, dinlenen davacı tanıklarının davacının davalı işyeri çalışanı olmadığını, davalı işverenliğin anlaşmış olduğu Amerikalı bir Şirketin çalışanı olduğunu beyan ettikleri, davacı ile davalı arasında hizmet akdi bulunduğunun ispatlanamadığı,Mahkeme kararının yerinde olduğu kanaatine varılarak davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı ile iş sözleşmesi yapılmadan evvel, davacının mülakata tabi tutulduğunu ve mülakatı geçtiğini, mülakata gitmeden önce ... ile e-mail üzerinden görüşüldüğünü, mülakatın hemen akabinde davacı ile sözlü olarak iş akdi yapıldığını, davacının bizzat davalı şirkette çalıştığını, Amerikada şirketten haberi olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.