Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8626 E. 2025/13816 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/8626
- Karar No
- 2025/13816
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/1997 E., 2025/490 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Taşova Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/354 E., 2024/165 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne ve duruşmanın düzenlendiği 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Belediyesi nezdinde 15.05.19 91... .03.2021 tarihleri arasında belirsiz süreli iş sözleşmesi ile aralıksız olarak çalıştığını, müvekkilinin 2008 yılında kadro aldığını, müvekkilinin çalışmalarının aralıksız olarak devam etmesine rağmen davalı işveren tarafından gerçeğe aykırı olarak zaman zaman işe giriş - çıkışının yapıldığını, bu süre zarfında çalışmasının SGK'ya bildirilmediğini belirterek müvekkilinin eksik bildirilen hizmetinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazında bulunduklarını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını, davalı müvekkilinin resmi bir kurum olduğunu, sigortasız işçi çalıştırmasının düşünülemeyeceğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesi ile özetle: davalı iş yerinin bir kamu kuruluşu olduğunu, kamu kuruluşlarında çalışanların kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olduğunu, davalı iş yerinin 30 yıla yakın sigorta bildirimi yapmasına rağmen davaya konu edilen bir kısım çalışmayı bildirmemiş olmasının hayatın olağan akışına uymadığını, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 1-Davacının, -15.05.19 91... .12.1991 tarihleri arasında 53 gün, -01.01.19 92... .12.1992 tarihleri arasında 138 gün, -01.01.19 93... .12.1993 tarihleri arasında 115 gün, -01.01.19 94... .12.1994 tarihleri arasında 55 gün, -01.01.19 95... .12.1995 tarihleri arasında 32 gün, -01.01.19 96... .12.1996 tarihleri arasında 90 gün, -01.01.19 97... .12.1997 tarihleri arasında 69 gün, -01.01.19 98... .12.1998 tarihleri arasında 91 gün, -01.01.19 99... .12.1999 tarihleri arasında 30 gün, -01.01.20 00... .12.2000 tarihleri arasında 46 gün, -01.01.20 01... .12.2001 tarihleri arasında 30 gün, -01.01.20 03... .12.2003 tarihleri arasında 30 gün, -01.01.20 04... .12.2004 tarihleri arasında 90 gün, -01.01.20 05... .12.2005 tarihleri arasında 150 gün, -01.01.20 06... .12.2006 tarihleri arasında 30 gün ve -01.01.20 07... .12.2007 tarihleri arasında 46 gün olmak üzere toplamda 1.095 gün davalı ... Başkanlığındaki çalışmasının SGK'ya bildirilmediğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ve fer'i müdahil Kurum vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının davasını ispatlamayamadığını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yargılama gideri ve vekalet ücretinden sadece kendilerinin sorumlu tutulmasının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. 2.Fer'i müdahil Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının mevsimlik işçi olarak çalıştığını, hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, davacının davalı işveren nezdinde 15.05.1991 - 12.03.2021 tarihleri arasındaki çalışmalarının bildirildiğini, kamu kurumu olan Belediye tarafından hizmetlerinin bildirilmemesinin söz konusu olmayacağını, ücret almadan çalışmanın hayatın olağan akışına aykırı olduğu gibi hizmet akdinin unsurlarının da oluşmadığını, davacının 15.03.2021 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı alması nedeniyle dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, davalı yanın kabulünün sonuca etkili olmadığını belirtilerek İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespiti istemine ilişkindir. 1.Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanun'un 79/10. ve 5510 sayılı Kanun'un 86/9. maddeleri olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.
2.Hizmet tespiti davalarının amacı hizmetlerin karşılığı olan sosyal güvenlik haklarının korunmasıdır. Hizmet akdine dayalı çalışma olgusunun ispatında delil sınırlandırması yoksa da davacının Kurum sicil dosyası, iş yeri özlük dosyası temin edilip iş yerinin Kanunun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlendikten sonra iddia edilen çalışmanın başlangıç ve bitiş tarihleri, hangi iş yerinde ne iş yapıldığı, işyerinin kapsam, kapasite ve niteliği, prime esas kazanca tabi ücretin ne olduğu, çalışmanın sürekli, kesintili, mevsimlik olup olmadığı eksiksiz bir şekilde açıklığa kavuşturulmalıdır. 3.Taraf tanıklarının sözleri değerlendirilirken bunların inandırıcılığı üzerinde durulmalı, verdikleri bilgilere nasıl vakıf oldukları, işveren ve işçiyle, işyeriyle ilişkileri, bazen uzun yılları kapsayan bilgilerin insan hafızasında yıllarca eksiksiz nasıl taşınabileceği düşünülmeli ve tanıklar buna göre dinlenilmeli, re’sen araştırma kapsamında sadece taraf tanıkları ile yetinilmeyip mümkün oldukça iş yerinin müdür, amir, şef, ustabaşı ve postabaşı gibi görevlileri ve o iş yerinde çalışan öteki kişiler ile o iş yerine komşu ve yakın iş yerlerinde bu yeri bilen ve tanıyanlar dahi dinlenerek tanık beyanlarının sağlığı denetlenmeli ve çalışma olgusu böylece hiç bir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde belirlenmelidir. 4. Somut olayda davacının, davalı Belediyeye ait iş yerinden 15.05.19 91... .01.2008 tarihleri arasında kesintili, 01.01.2008 tarihindeki kadroya geçiş tarihinden 12.03.2021 tarihine kadar tam gün üzerinden sigortalı bildirimleri bulunmakta olup davacı 15.05.1991 tarihinden kadroya geçtiği 01.01.2008 tarihine kadar eksik bildirilen sigortalı çalışmalarının tespitine karar verilmesini dava etmiştir. 5.İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kabulüne karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya elverişli ve yeterli değildir. Davacının aralıksız kesintisiz çalıştığını iddia ettiği kamu kurumu niteliğinde olan davalı Belediyenin çalışanların hizmetlerinin kayıtlara geçirilmesinin ve ücret ödemelerinin belgelere dayandırılmasının asıl olması, işe giriş için karar alınması ve ücret için ödenek ayrılması gerektiğinden, davacının kadroya geçtiği 01.01.2008 tarihinden önce eksik bildirildiğini ileri sürdüğü dönem yönünden davalı Kamu Kurumunda çalışma iddiasında bulunan davacının bu hususu ispat etmesi gerekir. Bu kapsamda davacının ücretinin Belediye tarafından muhasebeleştirilmeksizin nasıl ödendiği, ücretini kimden ve nasıl aldığı dolayısıyla kabule konu dönemde fiili çalışma ve ücret olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak biçimde ortaya konulmalıdır. Bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar tesisi, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1.Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2.İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgilisine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 15.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.