Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/8049 E. 2025/13961 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/8049
Karar No
2025/13961
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/149 E., 2025/650 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya 13. İş Mahkemesi SAYISI : 2024/127 E., 2024/42 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 01.01.1985 tarihinde davalıya ait iş yerinde işe başladığını, 4 ay süre ile çalıştığını ancak hizmetlerinin bildirilmediğini beyanla hizmetlerinin tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kabul anlamına gelmemekle birlikte aradan 37 yıl gibi uzun bir süre sonra açılan işbu davanın hak dürücü süre nedeniyle reddi gerektiğini beyanla davanın usulden ve esastan reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; hak düşürücü süre ve zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini belirterek haksız ve yersiz açılan ve yasal dayanaktan yoksun olan davanın usul ve esastan reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Davanın kısmen kabulü ile 1-Davacının 01.01.1985-28.02.1985 tarihleri arasında ... iş yeri sicil numaralı davalı iş yerinde dönemin asgari ücreti ile çalıştığının tespitine fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1986 olduğunun tespitine, hizmet tespitine ilişkin sürelerin prim ödeme gün sayısına dahil edilmesine,” karar verilmiştir. Kararın gerekçesinde özetle, "Davacı yan 01.01.1985 tarihinden itibaren 4 ay süreyle davalı iş yerinde çalıştığını beyanla hizmet tespiti talebinde bulunmuştur. Davalı işveren tarafından verilen aynı tarihli işe giriş bildirgesi nedeniyle dava hak düşürücü süreye uğramamış ve esasa geçilmiştir. ...Tüm dosya kapsamı incelendiğinde davacının 01.01.1985 tarihinde başlayan 4 aylık hizmetini 4 ayrı bordro tanığının doğruladığı, bu tanıkların davalı iş yerinde 28.02.1985 tarihine kadar hizmetlerinin bulunduğu, bu tarihten sonrasını ispata elverişli kayıtlı bordro tanığı olmadığı, kamu tanıklarından da sonuç alınamadığı, imza incelemesinde işe giriş bildirgesindeki imzanın davacıya ait olduğu, davacının 01.01.1968 doğumlu olduğu dikkate alınarak 01.01.1985-28.02.1985 tarihleri arasında davalı nezdinde asgari ücretle çalıştığı kanaatine varılmış, ancak sigorta başlangıç tarihinin 18 yaşını doldurduğu 01.01.1986 olduğunun tespitine yönelik hüküm kurulduğu" belirtilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf taleplerinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili özetle; Anılan tarihe göre davacı 17 yaşında olup bu tarihe göre imza atmasının ne kadar geçerli olduğu hususu dikkate alınmaksızın, sigortalılık başlangıç tarihinin 18 yaşının doldurulduğu tarihe göre tespitine karar verilmesinin usul ve mevzuata aykırı olduğunu, Davacının iddia ettiği 19 85... yıllarında davacı isminde, Antalya ve ilçelerinde çalışmanın olup olmadığı yönüyle SGK İl Müdürlüğünden, yine davacının ... ve ilçelerindeki Ziraat Odası Başkanlığında kaydının olup olmadığının da araştırılması yönündeki talepleri dikkate alınmadan karar verilmekle kararın eksik inceleme ürünü olduğunu, Davacının ismi bordrolarda bulunmamasına göre müvekkili şirketçe çalıştırılmamış olup buna rağmen 2 aylık hizmet varmış gibi karar verilmesinin usul ve mevzuata aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili özetle; 1. Hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken Mahkeme tarafından verilen davanın kısmen kabulüne dair kararın hukuka aykırı olduğunu, 2. Hizmet tespiti davalarının kamu düzenine yönelik olduğundan re'sen incelemeye tabi olduğunu, çalışma olgusunun varlığının hiçbir kuşkuya yol açmayacak şekilde somut, inandırıcı yazılı belgelerle kanıtlanması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, hizmet tespitine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/8049, K. 2025/13961, T. 16.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-8049-e-2025-13961-k-0e56b60176e9