Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7856 E. 2025/14474 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7856
- Karar No
- 2025/14474
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/166 E., 2025/34 K.
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar; davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Bağ-Kur'lu hizmetleriyle hizmet birleştirmesi yapılmaksızın davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesi kapsamındaki hizmetlerine göre yaşlılık aylığı bağlanması ve fark birikmişlerinin de (25.01.2021 tarihli başvuru talebi nazara alınarak) ödenmesi gerekirken bu yönde Kuruma yaptıkları itiraz başvurularının reddedildiğini beyanla, davacıya bağlanan yaşlılık aylığının yeniden hesaplanmasını, Bağ-Kur’lu hizmetlerinin dışlanmasını, hizmet birleştirmesi yapılmaksızın davacıya 5510 sayılı Kanun'un 4/a maddesinde yer alan hizmetlerine göre yaşlılık aylığı bağlanmasını ve fark birikmişlerinin de 25.01.2021 tarihli talebi nazara alınarak ödenmesine karar verilmesini, aksine Kurum işlemlerinin iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir. III.İLK DERECE MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesi tarafından 16.09.2021 tarih ve 2021/140 E. 2021/238 K. sayılı karar ile davanın kabulüne karar verilmiştir. IV.İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Bölge Adliye Mahkemesinin 13.04.2023 tarihli kararının süresi içinde davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, "...Eldeki dosyada, Mahkemece, davacıya 506 sayılı Kanun ve 5510 sayılı Kanun'un 4/1-a maddesi kapsamındaki sigortalılık süreleri dikkate alınarak ve 2829 sayılı Kanun hükümleri uygulanmaksızın, 6854 prim ödeme gün sayısı üzerinden 506 sayılı Kanun'un geçici 81/B maddesi kapsamında 24.01.2021 tarihini takip eden aybaşından itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak, davacının aynı zamanda fark aylıkların başlangıçtan itibaren ödenmesi istemi bulunduğu ve davacıya Kurum tarafından 24.01.2021 tarihli tahsis talebine istinaden 1479 sayılı Kanun kapsamında bağlanan aylığın, davacının 4/1-a ve 4/1-b kapsamındaki hizmetlerinin birleştirilmesi suretiyle 9614 prim ödeme gün sayısı üzerinden bağlanarak ödendiği, Mahkeme kararına istinaden 506 sayılı Kanun'un geçici 81. maddesi kapsamında bağlanan aylığın ise sadece 4/1-a kapsamındaki prim ödeme gün sayısı dikkate alınarak 6854 gün üzerinden bağlandığı gözetilerek, her iki aylık miktarı arasında fark bulunup bulunmadığının öncelikle, Kurum nezdinde bir araştırma yapmak suretiyle sonuç alınamaması halinde ise denetime elverişli rapor tanzim edilerek belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gereğinin gözetilmemesi yerinde görülmemiştir. Diğer yandan, davacının talebinin sadece fark aylıkların ödenmesine yönelik bulunmasına, dava dilekçesinde faiz isteminde bulunmamış olmasına rağmen HMK 26. maddesi hükmü ihlal edilerek yazılı şekilde karar tesis edilmesi isabetsizdir..." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bozma sonrası İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne dair karar verilmiştir.
V.TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının işbu davayı açmadan önce Kuruma başvuru yapmadığını, davacıya müvekkil Kurum tarafından yaşlılık aylığı bağlandığını, bağlanan aylığın yasalara uygun olduğunu ve Kurum işleminde hata olmadığını, davacının talep ettiği Bağ-Kurlu hizmetlerinin dışlanmasının bu nedenle hukuka uygun olmadığını, 2829 sayılı Kanun'da sigortalılara seçme hakkı tanınmadığını, hizmet birleştirmesinin zorunlu olduğunu, lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini ileri sürerek iddiasıyla temyiz isteminde bulunmuştur. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 03.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.