Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/7252 E. 2025/15869 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/7252
- Karar No
- 2025/15869
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :İş Mahkemesi SAYISI : 2024/350 E., 2025/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili, davalı vekili ve fer'i müdahil Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı işveren nezdinde 11.09.2017 tarihinden 05.02.2021 tarihine kadar grafiker olarak aralıksız, kesintisiz ve sürekli çalıştığını, bu hususun davalı şirket tarafından hazırlanan ... Dergisinin künyesinden, tanık beyanlarından anlaşılacağını, davacının işten ayrılma tarihine kadar aynı pozisyonda asgari ücretle çalıştığını ancak çalıştığı süre boyunca ücretinin hiç ödenmediğini, davacının iş akdinin 05.02.2021 tarihinde pandemi gerekçe gösterilerek haksız şekilde sona erdirildiğini ve alacaklarının ödenmediğini, davalı tarafça davacının sigorta bildiriminin yapılmamış primlerinin de yatırılmamış olduğunu beyanla, davacının davalı işyerinde 11.09.2017 – 05.02.2021 tarihleri arasında çalıştığının tesbiti ile bu süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı tarafından yatırılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekilinin cevap dilekçesinde, davacı ile davalı şirket arasında iş hukuku anlamında değerlendirilebilecek herhangi bir iş ilişkisi veya işçi – işveren ilişkisi bulunmadığını, 2017 yılında şirket ortakları olan ... ve ...’nın ortak arkadaşları olan ...’ın epilepsi hastalığı ve mental geriliği olan kardeşinin psikolojik olarak zor bir dönemden geçtiğini, bütün gün evde oturduğunu, şirkete gelerek zaman geçirmesinin uygun olacağını belirtmesi üzerine şirket ortaklarının da tamamen insani ve vicdani duygularla davacının iş yerine gelip gitmesi, burada zaman geçirmesine izin verdiklerini, davalı şirket yetkilileri ve çalışanlarının davacıyı hayata bağlamak adına ona destek olduklarını, dergi bünyesinde grafiker olarak çalışması bulunmamasına rağmen motive etmek amacıyla derginin künyesinde davacının adının yazıldığını, davacıya hiçbir şekilde maaşla ilgili teklifte bulunulmadığını, davacının da 2017 senedinden 2021 senesine kadar bu duruma ses çıkarmadığını, bu hususunda davacı ile davalı arasındaki ilişkinin hatır ilişkisi olduğunu göstermekte olduğunu, aksi halde bir kimsenin 4 yıl boyunca hiçbir ücret almadan çalışmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, ayrıca davacının abisinin davalı ortaklarına, davacının 2014 senesinden itibaren isteğe bağlı sigortalı gösterildiğini söylediğini, taraflar arasında iş ilişkisi bulunmadığından iş mahkemelerinin görevli olmadığını, iş sözleşmesinin unsurlarının olayda mevcut olmadığını belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil SGK vekili cevap dilekçesinde, SGK tescil ve hizmet dökümünden davacının çalıştığını iddia ettiği tarihlerde 4b kapsamında isteğe bağlı sigortalı olduğunu, davanın usul ve Kanun'a aykırı olduğunu, yetki, husumet, derdestlik, hak düşürücü süre ve zamanaşımı itirazında bulunduklarını, davanın kamu düzenine ilişkin olması sebebiyle etraflıca araştırma yapılması ve çalışma olgusunun ispatlanması gerektiğini beyanla, davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2021/171 Esas ve 2023/99 Karar sayılı kararı ile "Davanın kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinde 05.11.2017-05.02.2021 tarihleri arasında hizmet akdiyle kesintisiz 4/1-a kapsamında dönemin asgari prime esas kazancıyla çalıştığının tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı vekili ile fer'i müdahil Kurum vekili süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2023/13448 E. ve 2024/1339 K. sayılı ilamı ile "Eldeki dava dosyası incelendiğinde, Mahkemece hazırlanan gerekçenin ve buna bağlı kurulan hükmün kendi içinde çelişkiler içerdiği, davacının talebi esas alındığında gerekçede ve hüküm fıkrasında kısmen kabule yönelik tespit hükmü kurulmuş ise de davanın tam kabulüne karar verildiği ayrıca yine yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden de kabule yönelik hazırlanan hüküm fıkralarının, gerekçeyle çeliştiği anlaşılmaktadır. O halde, öncelikle yapılması gereken iş; özellikle Anayasa’nın 141/3. maddesi ve ona koşut bir düzenleme içeren 6100 sayılı HMK’nın 297. maddeleri de gözetilerek verilen hükmün gerekçesinin açıkça kaleme alınarak kararda gösterildiği denetlenebilir, her türlü çelişkiden uzak ve infazı kabil bir hüküm kurmak olmalıdır. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, eksik inceleme ve araştırmayla, yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve Kanun'a aykırı olup, bozma nedenidir." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. VI. BOZMA İLAMI SONRASINDA İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve esası belirtilen kararında "Davanın kısmen kabulüne, davacının davalıya ait ... sicil sayılı iş yerinde 05.11.2017-05.02.2021 tarihleri arasında hizmet akdiyle kesintisiz 4/1-a kapsamında dönemin asgari prime esas kazancıyla çalıştığının tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. VII. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde: a.Vergi kaydı öncesine dair tespit yapılamamasını ve reddine karar verilen dönemi kabul etmediklerini, bu bildirimlerin kurucu değil bildirici nitelikte olduğunu, iş yerinin apartman görevlisinin beyanlarında davacının her gün geldiğinin belirtildiğini, davalının cevap dilkeçesinde de 4 yıl süre ile çalıştığını bildirdiklerini, yazılı delil bulunamamsı nedeni ile reddedilen döneme itiraz ettiklerini, kararın lehe bozulmasını talep etmektedir. 2.Davalı vekili İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde: a. Davacının iş yerinde çalışmasına ihtiyaç duyulmadığını, yalnızca biyolojik ve psikolojik olarak teşvik edilmek istendiğini, künyede adının geçmesinin çalışmasını göstermediğini, motivasyon amacı ile ilgisiz kişilerin de künyede yer aldığını, davacının iddia ettiği gibi 4 yıl ücret almamasının kabul edilebilir olmadığını, kararın bozulmasını talep etmektedir. 3.Fer'i müdahil Kurum vekili, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde: a. Eksik araştırma ile karar verildiğini, kararın bozulmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 11.09.2017 – 05.02.2021 tarihleri arasında davacının davalı nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir. 1. 5510 sayılı Kanun kapsamında sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 4. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendine göre hizmet akdi ile bir veya birden fazla işveren tarafından çalıştırılmakla ve 7. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca çalışmaya başladıkları tarihten itibaren edinilir. Söz konusu sigortalılık niteliği anılan Kanun'un 9. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendi uyarınca hizmet akdinin sonlandığı tarihte sona erer. 2. Anayasa'nın 60. maddesinde yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. 3. Mahkemenin yazılı hükmü eksik araştırmaya dayanmaktadır. Mahkemece davacının davalı iş yerindeki elektronik posta yazışma tarihleri esas alınarak hüküm kurulduğu 05.11.2017 tarihinden önceki dönemin reddedildiği anlaşılmaktadır. Ancak davalı iş yerinin 04.10.2017 itibari ile vergi kaydı mevcut olup kanun kapsamına alınış tarihi ise 17.10.2017'dir. Davalı iş yerine ait 2017/10. ay dönem bordrosunda ..., ... ve ...'un bildirimleri olduğu görülmekle bu çalışanların tanıklığına başvurulmalı ve beyanları ile hizmet döküm cetvelindeki kayıtları değerlendirilmeli, talep dönemi bakımından gerekirse araştırma genişletilmelidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin bozma nedenidir. VIII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgililerine iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.