Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6925 E. 2025/17650 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6925
Karar No
2025/17650
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1633 E., 2025/398 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sinop 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2021/207 E., 2023/228 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü; I. DAVA Davacı vekili, 57... plakalı minibüsü ile Türkeli Sinop güzergahında nakliyecilik faaliyetinde bulunan müvekkilin 27.07.1987 tarihi itibarıyla vergi kaydı başlatıldığını ve davalı Kurum nezdinde 4/b sigortalısı olarak tescilin yapıldığını, müvekkilin 27.07.1987-17.03.1994, 27.09.1996-30.04.1998, 11.06.2004-30.09.2005 tarihleri arasında basit ve gerçek usulde minibüs ve nakliyecilik faaliyetinde bulunduğuna dair ... Müdürlüğüne ait vergi kayıtlarının mevcut olduğunu, bu kapsamda ... Odasına 29.03.1988 tarihinde üyelik kaydı yapılan müvekkilin üyeliğinin 25.06.2001 tarihine kadar sürdüğünü. 25.06.2001 tarihinde oda kaydı silinen müvekkilin takip eden yıllarda ise tarım sigortalısı olarak hizmet verdiğini ve prim gün sayısının dolması üzerine 26.08.2020 tarihinde davalı kuruma emekli aylığı tahsis talebinde bulunulduğunu, tahsis talebine davalı kurumca 22.01.2021 tarihinde "davacıya ait prim gün sayısının emeklilik için yeterli olmadığından emeklilik talebinin reddedildiği, 2012 yılında Türkeli'de yaşanan sel felaketi sebebiyle ... Odasının birtakım kayıt ve defterlerinin zayii olduğu, buna ilişkin Mahkeme ilamı bulunmadığından dolayı davacının 1988-2001 yılları arasındaki oda kaydının tümüyle geçersiz sayıldığı, oda kaydının geçersiz olduğunun kabulü nedeniyle 4-b sigortalılığının tespitinde sadece vergi kaydının dikkate alındığı ve 4-b sigortalılık süresinin 8 yıl 5 ay 13 gün olarak esas alındığı ve toplam hizmetin yaşlılık aylığı için gerekli olan 5375 prim gün sayısına ulaşmadığı" şeklinde cevap verildiğini, ... Odasının bir kısım kayıt ve belgelerinin 2012 yılında gerçekleşen sel felaketi sebebiyle zayi olduğunu, ancak müvekkilin 1988-2001 dönemine ilişkin üyeliğini gösterir belge ve kayıtların davalı kurum dosyasında mevcut bulunduğunu, zayi olan kayıtların odaya ait yönetim kurulu karar defterleri olduğu, ... Odasının Yönetim Kurulu karar defterlerine ilişkin olarak zayi belgesi alması gerekli iken buna ilişkin davanın yetkisiz Mahkemede açılmış olması, keza açılan davanın da takipsiz bırakılmasından ötürü Kurum kayıtlarına yansıyan bir zayi belgesi ya da Mahkeme ilamı bulunmadığını, ... Odası tarafından anılan sürecin hatalı yönetilmesinden dolayı müvekkilin ... Odası üyeliğinin tamamiyle geçersiz kabul edilmekte olduğunu, bu sebeple müvekkilin oda kaydı esas alınarak devam eden 4-b hizmetinin yaklaşık 7 yıla yakın bölümünün yok sayıldığını ve müvekkilin prim gün sayısını tamamlamadığı gerekçesiyle emekli edilmediğini, müvekkilin 29.03.1988-25.06.2001 tarihleri arasında meslek odası üyelik kaydına bağlı olarak 1479 sayılı Kanun'a tabi 4/b zorunlu sigortalısı olduğunun tespitine, bu surette davalı Kurumca iptal edilen 18.03.1994-26.09.19 96... .05.1998-25.06.2001 tarihleri arası 4/b hizmetinin geçerli kabul edilmesine, 26.08.2020 tarihli tahsis talebinin kabulü ile talep tarihini takip eden aybaşı itibarıyla aylık bağlanmasına, birikmiş aylığın hak ediş tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline, yargılama harç ve masrafları ile ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesi ile davacı ...'ın 18.08.1992 tarihinde 1479 sayılı Kanun'a istinaden .... Müdürlüğü vergi kaydı ve ... ve ... Odasının kayıtları gereğince 27.07.1997 tarihi itibarı ile ... Bağ-Kur numara ile Kuruma resen tescil edildiğini, davacı ...'ın ... Müdürlüğü vergi kaydı ve ... ve ... Odasının kayıtları gereğince 27.07.1997 tarihi itibarı ile başlatılan Bağ-Kur Sigortalılığı 9 Mayıs 2006 tarihinde Vergi Dairesi ve ... ve ... Odasının kayıtlarına göre (20.07.1987-17.03.1994,27.09.1996—30.04.1988,11.06.2004-30.09.2005) yeniden giriş ve çıkışları yapılarak sona erdirildiğini, bu tarihteki işi bırakma formuna göre ...'ın ... ve ... Odasındaki Üye Kayıt Defteri'nde yer alan üye kayıt tarihinin 29.03.1988 olduğu ve odadaki bu üyeliğinin, 25.06.20 01... -38 sayılı yönetim kurulu kararına istinaden sona erdirildiğini ...'ın bu tarihten sonra tarım sigortalısı olarak devam ettiğini, prim gün sayısının dolması sebebi ile 26.08.2020 tarihinde tahsis talebinde bulunduğunu, hizmetlerin birleştirilmesi aşamasında Kuruma intikal eden belgelerde tutarsızlıklar görüldüğünü, Türkeli Vergi Dairesine bu hususta yazı yazıldığını, 27.11.2020 tarihli ve 14706290 sayılı yazı ile Sigorta Primleri Genel Müdürlüğünden görüş istendiği ve Müdürlüğe intikal eden 09.12.2020 tarihli ve 15460799 sayılı cevabi yazıda; "Tacir"' sıfatında olan meslek odalarının ziyaa uğradığını belirttiği kayıtlar için Mahkemeden alınmış zayi belgesi sunması gerektiğini ve ilgili belgeyi sunamadığı için oda kayıtlarının geçersiz olduğu bunun sonucunda tanzim edilen denetmen raporuna göre işlem yapılması gerektiğinin belirtildiğini, söz konusu görüşe istinaden 2020/413909/041 sayılı denetim raporunun esas alınması gerektiğinin bildirildiği ve işlemlerin denetmen raporuna istinaden tamamlandığını ve 5510 sayılı Kanun 59. maddesine göre Kurum kontrol memurluğunca düzenlenen raporla sabit olduğunu, tutulan tutanaklar ve yapılan tespitlerin resmi belge niteliğinde olduğunu, aksinin ancak eş değer mahiyetteki yazılı belgelerle ispatlanabileceğini, yaşlılık aylığının talep tarihini takip eden aydan itibaren faizi ile birlikte bağlanması isteminin hukuka aykırı olduğunu, davanın usul ve esas yönünden reddine karar verilmesini, ücreti vekalet ve Mahkeme masraflarının davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu tarihlerde sel felaketi nedeniyle esnaf sicil kayıtlarının zayi olduğu, ancak davacının esnaf sicil kaydına üyeliğini gösterir kayıtların dosyada mevcut olduğu, Mahkemece yaptırılan kolluk araştırması ve dinlenen tanık beyanları neticesinde, davacının 1988-2001 tarihleri arasında dolmuş şoförlüğü yaptığı ve nakliyecilik faaliyetiyle uğraştığı anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda, davacının kaydının bulunduğu ilgili odaya ait yönetim kurulu karar defterinin sel sebebi ile zayi olduğundan bulunamadığı, zayilik belgesi almak için açılan davada verilen görevsizlik kararı üzerine dosyanın ilgili mahkemeye gönderilmemesi sebebi ile zayilik belgesi alınmadığı, dosya kapsamına sunulan üye kayıt defteri örneğinde davacının 29.03.1988-25.06.2001 tarihleri arasında üyeliğinin bulunduğu, denetim raporunda üyelik defteri üzerinde silinti veya kazıntı olmadığının tespit edildiği, yine davacının nakliyecilik işi sebebi ile 1987-1998 tarihleri arasında vergi kaydının bulunup kolluk araştırması ile de 1988-2001 tarihleri arasında davacının şoför olarak çalıştığının tespit edilmiş olması karşısında davacının uyuşmazlık konusu dönem olan 29.03.1988-25.06.2001 tarihleri arasında 4/b zorunlu sigortalı olduğunun tespitine yönelik Mahkeme ilamı isabetli olup dosyadaki yazılara hükmün Dairece de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleri ile tarafların dayandığı maddi delillere ve bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalı vekilinin tüm istinaf itirazlarının reddi ile usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılan hükme yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 'nın 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili; Kurum işleminde hata olmadığını, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 1479 sayılı Kanun kapsamında Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6925, K. 2025/17650, T. 18.12.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-6925-e-2025-17650-k-bf86a8345dfa