Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/6062 E. 2025/11701 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/6062
Karar No
2025/11701
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1881 E., 2024/3300 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 25. İş Mahkemesi SAYISI : 2022/320 E., 2023/145 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı ... Ticaret Limited Şirketinin (...) prim borçları nedeniyle davacıya tek tebliğ zarfı içerisinde 22.11.2022 tarihinde 23 adet ödeme emri tebliğ edildiğini, ödeme emirlerinin 2010-2012 yılları borçlarına ilişkin olduğunu 01.10.2008 sonrası dönem kurum borçları yönünden 5510 sayılı Kanun'un 93. maddesi gereğince zamanaşımı süresi 10 yıl olduğunu beyan ederek davacıya 22.10.2022 tarihinde tebliğ edilen ... takip kartı numaralı, .... ve ... takip numaralı ödeme emirlerinin iptalini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükümde belirtildiği üzere davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili, davanın kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. 2.Davalı Kurum vekili, davanın reddi ile kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ödeme emrinin iptaline ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun "Başvuru süresi" başlıklı 345. maddesinde; "(1) istinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır." hükmü yer almaktadır. 3. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun “elektronik tebligat” başlıklı 7/a maddesi; “Aşağıda belirtilen gerçek ve tüzel kişilere tebligatın elektronik yolla yapılması zorunludur. ... 11. İdareleri, kamu iktisadi teşebbüslerini veya sermayesinin yüzde ellisinden fazlası kamuya ait diğer ortaklıkları; adli ve idari yargı mercileri, icra müdürlükleri veya hakemler nezdinde vekil sıfatıyla temsile yetkili olan kişilerin bağlı bulunduğu birim…” düzenlemesini, aynı Kanun’un 11. maddesi ise “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesini içerdiğinden, İlk Derece Mahkemesi hükmünün, vekil adı aynı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davalı Kurumun ilgili birimine tebliğ edilmesi gerekmektedir. 4. Eldeki dava, ödeme emrinin iptali istemine ilişkin olup davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusu hakkında esastan red kararı verilmiş ise de kararın İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunda bulunmayan ancak temyiz talebinde bulunan davalı Kurum'a usulüne uygun tebliğ edilmediği belirlenmiştir. Somut olayda, İlk Derece Mahkemesi kararının vekil adı aynı tebliğ mazbatasında belirtilmek suretiyle davalı Kurumun ilgili birimine usule uygun şekilde yeniden tebliğ edilmeli, davalı Kurum tarafından istinaf başvurusunda bulunulması halinde talep hakkında bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. Bu maddi ve hukuki olgular göz ardı edilerek eksik araştırma ve inceleme sonucu yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 3. Peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/6062, K. 2025/11701, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-6062-e-2025-11701-k-c3f013ecf8d5