Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5914 E. 2025/12897 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/5914
- Karar No
- 2025/12897
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2420 E., 2025/161 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karşıyaka 4. İş Mahkemesi SAYISI : 2016/266 E., 2024/213 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ...'ın işçi kadrosu ile çalışmakta iken iş kazası geçirdiğini ve emekliye ayrıldığını, işçi tarafından aleyhe maddi manevi tazminat davası açıldığını ve dosyanın derdest olduğunu, Kurum Sağlık Kurulu kararı ile davalının % 28 oranında sürekli iş göremezlik derecesi tespit edilmiş ise de Kurum Sağlık Kurulu kararının gerçeği yansıtmadığını beyanla, davalı işçinin Adli Tıp Kurumuna sevk edilerek sürekli iş göremezlik derecesinin tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin geçirmiş olduğu kaza neticesinde ciddi derecede yaralandığını, Sosyal Güvenlik Kurumu Sağlık Kurulu raporunda meslekte kazanma gücü kaybı oranının %28 olarak belirlendiğini, fakat bu oranı kabul etmediklerini, dava açılmasına sebebiyet vermemeleri nedeni ile de yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamaları gerektiğini beyanla davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; sigortalı ...'a tedavi gideri, geçici iş göremezlik ödeneği ve meslekte çalışma gücü kaybı nedeni ile gelir bağlandığını, Kurumun dava açılmasına sebebiyet vermediğini, mevcut belgeler ile sigortalı hakkında Kurum tarafından yapılacak işlem bulunmadığını belirterek davanın reddi gereğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı ve deliller birlikte değerlendirildiğinde; somut davada, davalının iş kazasına bağlı olarak İzmir Sosyal Güvenlik İl Müdürlüğünün 16.03.20 16... karar sayılı raporunda davacının iş göremezlik derecesinin %28 olarak tespit edildiği, davacı Kurumun tespit edilen maluliyet oranını kabul etmediğine dair somut davayı ikame ettiği görülmüş, Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun 18.11.20 19... /20083 karar sayılı raporu ile davalının iş göremezlik derecesinin %42 olarak tespit edildiği, bunun üzerine Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 30/05/2022 tarih ve 11209 sayılı raporu ile sayılı raporu ile davalının %35,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği, YSK ve ATK 3. İhtisas Kurulunun raporlarının çelişmesi üzerine bu sefer Adli Tıp Kurumu İkinci Üst Kurulu'nun 01.02.2024 tarih ve 358 sayılı raporu ile de davalının %35,2 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağına karar verildiği anlaşılmış olup bu durumda davalının maluliyetinin oranının gerekli prosedür tamamlanarak ve son merci olarak ATK İkinci Üst Kurulundan rapor alınmak suretiyle karşılanarak %35,2 olarak tespit edildiği sabit olup davacı kurumun ise davalının %28 olan maluliyet oranına itiraz ettiği görülmekle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'ın, 18.07.2012 tarihinde, orman yangını söndürme çalışmalarında daimi işçi olarak çalıştığı sırada, hortumun patlaması nedeniyle hortumun ucundaki demir aparatın yüzüne çarpması suretiyle iş kazası neticesinde yaralanması üzerine sürekli iş göremezlik derecesinin Kurum Sağlık Kurulunun 16.03.2016 tarih ve 17663 sayılı raporuyla % 28 olarak, Yüksek Sağlık Kurulunun 18.11.20 19... /20083 karar sayılı raporuyla E cetveline göre % 42 olarak, Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulunun 30.05.2022 tarih ve 11209 sayılı raporuyla E cetveline göre %35,2 olarak, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi amacıyla Adli Tıp Kurumu 2. Üst Kurulundan alınan 01.02.2024 tarih ve 358 sayılı raporuyla ise E cetveline göre %35,2 olarak belirlenmesi nedeniyle, dava açıldığı sırada Kurum Sağlık Kurulu raporu ile % 28 olarak belirlenen sürekli iş göremezlik derecesinin yargılama sırasında daha fazla olduğunun gerek Yüksek Sağlık Kurulu gerekse de Adli Tıp Kurumu raporlarıyla ortaya çıkması karşısında davacının sürekli iş göremezlik derecesinin daha az olduğu iddiası ile açtığı davanın reddine karar verilmesinde yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve İlk Derece Mahkemesi tarafından izlenen prosedür de dikkate alındığında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. Bu itibarla, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedenleri yerinde olmayıp, sonuç itibarıyla, 6100 sayılı Kanun'un 355. maddesinde yer alan, incelemenin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde bunun kendiliğinden gözetileceği yönündeki düzenleme çerçevesinde yapılan incelemede, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların, sıralanan gerekçeler ışığında yerinde olmadığı, ayrıca, kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı ...'ın tespit edilen sürekli iş göremezlik oranının çok yüksek olduğunu, Adli Tıp Kurulu raporunun, dosya üzerinde yapılan yüzeysel inceleme neticesinde hazırlandığını, raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, somut olay ve duruma göre belirlenen oranın çok yüksek olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, sürekli iş göremezlik derecesinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı Kurum vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.