Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/5301 E. 2025/12133 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5301
Karar No
2025/12133
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3352 E., 2025/28 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Çeşme 1. Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi SAYISI : 2017/365 E., 2023/661 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... A.Ş vekili ve davalı .... Sanayi Nakliye Ticaret Ltd. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde,müvekkilinin davalı işverene ait işyerinde 24.12.2015 - 11.04.2017 tarihleri arasındaki hizmetinin ve prime esas kazancının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Dahili davalı ...Sanayi Nakliye Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davacının tüm taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı ile müvekkili arasında iş akdinin bulunmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..... San. Tic. Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacının müvekkili şirketin işçisi olmadığını, bu nedenle husumet yokluğundan davanın reddi gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... . Sanayi Ticaret A.Ş. vekili cevap dilekçesinde,, davacı ile müvekkili arasında iş akdinin bulunmadığını, davacının müvekkiline ait işyerinde çalışmadığını, müvekkili firma bünyesinde çalışan tüm işçilerin hak ve alacaklarının usulüne uygun bir şekilde işçilere zamanında verildiğini, işçilerin sigorta primlerinin de kanunun öngördüğü şekilde müvekkili firma tarafından yatırıldığını beyanla davanın reddini talep etmiştir. Fer'i müdahil Kurum vekili cevap dilekçesinde, davacının dava edilen dönemin bir gün öncesinde başkaca işverene tabi çalışması ve dava edilen tarihler arasında yine dava dışı başkaca işverenler tarafından kesintili çalışmalarına ilişkin sigortalılık bildiriminin mevcut olduğunu, hizmet tespit davaları niteliği gereği kamu düzenini ilgilendiren davalar olduğundan davacının iddialarını hiçbir duraksamaya yer vermeyecek şekilde yazılı ve resmi delillerle ispatlanması gerektiğini beyanla davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davanın kabulüne, Davacının ... sicil numaralı üst (asıl) işveren ... A.Ş - .... Şti. Adi ortaklığı ile ... sicil numaralı alt işveren ... Ltd. Şti. nezdinde; 24.12.2015-31.12.2015 tarihleri aralığında, 7 gün, günlük 42,45-TL brüt ücret ile, 01.01.2016-18.03.2016 tarihleri aralığında, 78 gün, günlük 54,90-TL brüt ücret ile, 11.04.2016-24.04.2016 tarihleri aralığında, 13 gün, günlük 54,90-TL brüt ücret ile, 17.05.2016-25.05.2016 tarihleri aralığında, 8 gün, günlük 54,90-TL brüt ücret ile, 06.06.2016-15.06.2016 tarihleri aralığında, 9 gün, günlük 54,90-TL brüt ücret ile, 26.06.2016-07.08.2016 tarihleri aralığında, 41 gün, günlük 54,90-TL brüt ücret ile, 19.08.2016-25.09.2016 tarihleri aralığında, 36 gün, günlük 54,90-TL brüt ücret ile, 06.01.2017-15.01.2017 tarihleri aralığında, 9 gün, günlük 59,25-TL brüt ücret ile, 10.02.2017-08.03.2017 tarihleri aralığında, 28 gün, günlük 59,25-TL brüt ücret ile çalışması olduğu halde Kuruma bildirilmeyen hizmet süresinin olduğunun tespitine," karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... A.Ş. vekili ve davalı ...Sanayi Nakliye Ticaret Ltd. vekili ile feri müdahil Kurum vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davalı ... İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. Vekili Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde: a. Davacının diğer davalı ... işçisi olduğunu, emir ve talimatları da o şirketten aldığını, müvekkil şirketin işçisi olmadığını ...'ın işlerinin bir yıldan az sürdüğünü, tespit edilen döneme tanıklık eden bordro tanığı bulunmadığını tanıkların sigortalı çalışmalarının 2016 yılında başladığını, kararın bozulmasını, aksi halde işe giriş çıkışı hakkında tanık beyanlarının değil hizmet döküm cetvellerinin dikkate alınmasını talep etmektedir. 2. Davalı ...Sanayi Nakliye Ticaret Ltd. vekili; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresinde temyiz isteminde bulunmuştur. Temyiz dilekçesinde:

a. Davacının diğer davalı ... işçisi olduğunu, şirketler arasında organik bağın tespit edilmediğini, tespit edilen döneme tanıklık eden bordro tanığı bulunmadığını tanıkların sigortalı çalışmalarının 2016 yılında başladığını, kararın bozulmasını, aksi halde işe giriş çıkışı hakkında tanık beyanlarını değil hizmet döküm cetvellerinin dikkate alınmasını talep etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, davacının 24.12.2015 - 11.04.2017 tarihleri arasında davalılar nezdinde çalıştığının tespitine ilişkindir. 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Hizmet tespitine ilişkin talebin yasal dayanağı 01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun geçiş hükümlerini içeren Geçici 7. maddesi gereğince 506 sayılı Kanun'un 79. maddenin 10. fıkrası maddesi olup Anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır. Bu tür davalarda mahkemece yapılacak iş, davacıyla ilgili varsa tüm belge ve kayıtlar işverenden istenilmeli, çalışmanın gerçekleştiği ileri sürülen iş yerinin Kurum nezdinde bulunan dosyası, işverence hazırlanması gerekli ücret ödeme bordroları, puantaj kayıtları ve diğer kayıtlar getirtilmeli, dönemsel sigorta primleri bordrosuyla veya aylık prim ve hizmet belgesiyle bildirimleri yapılan sigortalılar tanık sıfatıyla dinlenilmeli, Kurum müfettişlerince inceleme yapılıp yapılmadığı sorulmalı, inceleme yapılmışsa belgeler getirtilmeli, aynı çevrede faaliyet yürüten ve davacının çalışmasını bilebilecek durumda olan tarafsız nitelikte başka işverenler ve bordrolu çalışanlar yöntemince saptanarak tanık sıfatıyla dinlenilmeli, işçilik alacaklarına ilişkin dava dosyasının varlığı araştırılarak celbedilmeli ve bu davada dinlenen tanıkların anlatımları ile bu dosyada bilgi ve görgüsüne başvurulan tanıkların anlatımları karşılaştırılmalı, varsa çelişki giderilmeli, yargılama sürecinde dinlenen tanık anlatımlarının değerlendirilmesinde, iş yerinin kapsamı, kapasitesi ve niteliği nazara alınmalı, işin mevsimlik olduğu anlaşılırsa dönemleri belirlenmeli, bu dönemde davacı ile işveren arasındaki sözleşmenin askıda olduğu ve mevsimlik dönemlerde hak düşürücü sürenin işlemeyeceği gözönünde bulundurulmalı; böylelikle; çalışmanın varlığı, başlangıç ve bitiş tarihleri, mevsimlik mi, sürekli mi olduğu, yapılan işin kapsam ve niteliği de nazara alındığında kısmi çalışma mümkün olduğundan kısmi ve kesintili olup olmadığı yöntemince araştırılmalıdır.

3. Mahkemenin yazılı hükmü eksik araştırmaya dayanmaktadır. Davacının iddiası kesintisiz çalışması olduğu yönünde ise de davacının hizmet dökümünde çalışmasının fasılalı olduğu, dinlenen bordro tanıklarının davacıyı tanımadığı, tanık ....'in akrabalığı bulunduğu, tanık ...'in ise kesintisiz çalışmaya ilişkin beyanı bulunmadığı, dosyada bulunan dönem bordrolarında talep döneminde çok sayıda işçi olduğu görülerek araştırmanın kapsamı genişletilmeli ve yeteri kadar bordro tanığı dinlenerek çalışma tereddütsüz ortaya konulmalıdır. Davacının yaptığı işin kısmi çalışma kapsamında değerlendirilebileceği de gözetilerek araştırmanın genişletilmesi ve davacının kısmi çalışması olup olmadığının, kesintili çalışıp çalışmadığının belirlenmesi gerekir. Mahkemece 26.06.2016-07.08.2016 tarihlerinde davalılar nezdinde çalıştığı kabul edilmiş ise de bu tarihlerde 16.07.2016 itibari ile .... sicil numaralı dava dışı .... şirketinde bildirimi bulunmaktadır. Yine mahkemece 19.08.2016-25.09.2016 tarihleri için tespitte bulunulmuş ise de 11.09.2016 tarihinde 1 gün ... sicil numaralı dava dışı .... İnşaat Ltd. şirketinde bildirimi bulunmaktadır. Mahkemece bu çalışma döneminin araştırılmadığı anlaşılmakla davacıdan dava dışı bu iş yerinde çalışıp çalışmadığı sorulmalı, bu çalışmaların iptalini talep etmesi halinde davanın bu işverenin hak alanını ilgilendirmesi nedeniyle dava dışı ... İnşaat Ltd. şirketinin davaya dahil edilmesi sağlanmalı ve davaya dahil edilen bu işverenin delilleri sorulup toplanılmalı, buna göre davacının davalı iş yerinde çalışma iddiası hakkında bir karar verilmelidir. Davacının çalışmalarının iptalini talep etmemesi halinde ise hükümde bu süreler dışlanmalıdır. Yine Mahkemece işveren sıfatı ile hakkında hüküm kurulan ...Sanayi Nakliye Ticaret Ltd. Şirketinin karar başlığında dahili davalı olarak yer alması hatalı olup davalı sıfatı ile yer alması gereklidir. Açıklanan bu maddi ve hukuki olgular göz önünde bulundurulmaksızın, Mahkemece eksik inceleme ve araştırma sonucu hüküm verilmesi, usul ve kanuna aykırı olup, sair hususlar incelenmeksizin hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple, 1. Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/5301, K. 2025/12133, T. 18.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-5301-e-2025-12133-k-6be308bdc83f